Kahverengi dallardan pembe çiçekler açtığına göre, ümitsizliğe gerek yok.”
Kendinden başka kimseye ihtiyacın yok. En kötü gününü düşün. Sana, “Yanındayım,” diyen onca insan vardı. Tek başına atlatmadın mı? Düştün, ayağa kendin kalkmadın mı? Doldun, tek başına ağlamadın mı? Soruyorum sana: Değmeyecek insanlar için kendine yeteri kadar haksızlık yapmadın mı?
İnsanlar gelip geçici. Unutma, kimse senden daha çok düşünmeyecek seni. “Gitmem,” diyenler gidecek, sen yine kendine geleceksin. Düşeceksin, ayağa yine kendin kalkacaksın. Yaralanacaksın, yaralarını kendin saracaksın. Onca acının içinden yine tek başına çıkacaksın. Sarılmaya ihtiyacın olacak, yine kendine sarılacaksın. Dertlerin seni yakacak, Anka kuşu gibi küllerinden doğacaksın.
Kendine iyi bak, sana en çok sen lazımsın
"Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin”
Bütün dünya bir araya gelse ve sana geç kaldığını söylese bile, hayır, kalmadın!
Aksine, tam da yeniden başlaman gereken noktadasın.
Üstelik bazen öyle düşünmekten kendini alamasan da, hiçbir şey kaybetmedin.
Kaybettiklerin senden gitmesi gerekenlerdi…
Sen, seni daha da güzelleştirecek adımlarla yoluna devam edeceksin.
Kaybettiğin için üzüldüklerinin, aslında kurtulduğun yükler olduğunu göreceksin.
Mesele kaybetmekse, hayatta bu da var, kaybedeceksin; ama senden gidenlere
üzülmeyeceksin, yerine daha iyilerini getireceksin.
Çünkü hayat kaybettiğin yerden bir daha başlar.
Kaybettiğin yerden “yeniden” diyeceksin…