Öyle bir zamandı ki, ahlâk sükût etmişti. Nehirlerden nûr yerine kir akıyordu. Dudaklar hep kilitliydi. Kalpler taştan daha katı, gözler sanki bir kan yuvası idi.
Kemikleşen ruhlar ve nasırlaşan vicdanlar.
Çöller susuz tencere, gözler kan sızan pencereydi.