Kaybedene dek sahip olduğumuzu bile bilmediğimiz duyularımız var. Denge normalde öyle iyi işlev görür, öyle sorunsuzdur ki Aristoteles'in tanımladığı beş duyu organı arasında listelenmemiş ve sonraki yüzyıllar boyunca da dikkate alınmamıştır.
Şüphesiz en büyük servetlerden biri de evlattır, ama bizler sahip değil emanetçiyiz. O zaman; sahip değil şahit, malik değil emanetçi olduğumuzu unutmayacağız. Emanet insana bir yükümlülük yükler. Hadiste de buyrulduğu üzere "Her çocuk İslam fıtratı üzere doğar." Allah; anne ve babalara, çocukları İslam fıtratı üzere emanet etti. Görevimizi yapmaz ve fıtratlarını korumazsak bozulmaya başlarlar. Eğer elimizden geleni yapmaz isek Allah'ın huzuruna emanete ihanet ettiğimizden ötürü nifak çizgisine yaklaşmış bir şekilde gideriz ki Allah bizleri bundan muhafaza etsin.
İnsanoğlunun ömrü; ezan ile başlayan, ezansız bir namaz ile de sona eren bir hayat çizgisidir. Çocuğa okunan o ilk ezan, aslında son kılınan namazın ezanıdır.