İçindekiler 13 konu başlığı altında söyleşiler, göndermeler ve metinlerin ilk yayınları olarak gruplandırılmış. "Devrim Bugün Neden Mümkün Değil" başlığı için şunları söyleyebilirim:
Özgür bir girişimcinin aslında neoliberal sistemin içselleştirilmiş bir çalışanı olduğunu farkettiriyor. Hem patron hem de işçi olmak. Hem sorumlu hem de kurban olmak. Yorgunluk ve suçluluk hissi içinde, daha iyi bir toplumu düşünecek, örgütlenecek, sorgulayacak gücü bulamayan insanlar topluluğuna dönüştüğümüzü aktarıyor. İnsanlar sistemi sorgulamak yerine kendilerinden şikayet ediyorlar. Sömürü var evet, fakat içselleştiriliyor. Başarısızlık utanılacak bir “kişisel hata” haline geldiği için dayanışma yapmak yerine yalnızlık ortaya çıkıyor.
Byung-Chul Han Konsept Sanatçısı Jenny Holzer'in "Protect me from what I want" sözüne vurgu yapıyor. Çünkü neoliberal sistem insanların arzularını kışkırtarak bunun üzerinden insanları yönetiyor. İnsanın kendi çöküşüne zemin hazırlıyor. Dışsal kaynaklı baskı olmasa da içsel bir baskı ile kendi arzularımız tarafından yönlendirilip sömürülebiliriz ve direnişin nesnesi değil öznesi oluruz burada bir paradoks var. Çünkü kendimizi protesto edemeyiz.
Neoliberal sistem özgürsün der ama aslında bu özgürlük sistemin kurallarına gönüllü uymak zorunluluğunu da barındırır. Baskı altında değilmiş gibi hissetsek de kapitalist sömürü içindeyizdir. Sömürü özgürlüğün diliyle yapılır ve insanlar direnç gösteremez. Direniş çelişki olarak görünür.
Byung-Chul Han meta olarak komünizm ifadesiyle kapitalizmin en sinsi evresini eleştiriyor. Eskiden emek, nesne, konut, hizmet gibi şeyler metaydı. Şimdi dostluk, güven, topluluk ruhu, paylaşma gibi duygular ve ilişki biçimleri bile metalaşmış durumda. Sanki her şey paketlenip satılabilir hale dönüştürülüyor. Komünizm, aslında