“Sanman taleb-i devlet ü câh etmeğe geldik
Biz âleme bir yâr için âh etmeğe geldik”
Bu dünyaya makam-mevki istemeğe değil; yalnız bir dost (Allah) için âh etmeğe geldik.

“Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teala o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bilir müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teala da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”*
Doğrusu Allah’tan başkasının huzurunda huşu içinde durup da Allah’ın huzurunda durduğu zaman huşu içinde olmayan kimsenin yüce Allah hakkındaki marifeti eksiktir. Bu kimse, Allah’ın kendisini gördüğünü, gizli açık, zahir-batın her halinden haberdar olduğunu hakkıyla bilmemektedir.