“O halde sabır ve namaz ile (Allah’dan) yardım isteyin! Hangi şüphesiz o, (Allah’a) gönülden bağlı olanlardan başkasına elbette ağır gelir.”
(Sabırsız adam teenni (ihtiyat) ile hareket etmediği için, basamakları ya atlar düşer veya noksan bırakır, maksut damına çıkamaz. Onun için hırs mahremiyete sebeptir. Sabır ise müşkilatın anahtarıdır (zorluklardan kurtuluşa vesiledir)….) (Mektubat, 23.)
Ebu Davud’da geçen bir rivayeti hatırlamamız lazım. O rivayette denilir ki:”Ensar kıldıkları ilk cuma namazını hiçbir zaman unutmadılar. Hatta ne zaman cuma ezanı okunsa başta ensarın büyüklerinden Kab b. Malik olmak üzere niceleri gözyaşlarına boğulur ve ezan bitene kadar da Medine’de ilk kez bu işi başlatan Es’ad’a dua ederlerdi.”
Babil kralı Buhtunnasr’ın Kudüs’ü işgal edip Süleyman mabedini yıkarak yahudilerin oradan sürüldükleri tarihtir. (MÖ 586)…
Bu aileleri Yesrib’e getiren sebepse kesinlikle dini bir temele dayanır: onlar gelecek son elçinin hicret edeceği yerin Yesrib olduğunu geçmiş kitap ve işaretlerden çok iyi biliyorlardı…
Ama onlar bunu hep kendi içlerinden bekliyorlardı. Yani Beni İsrail’den, İshâk’ın soyundan, Ya’kub’un soyundan geleceğini düşünüyorlardı. Unuttukları bir hakikat vardı ki bu iş beklemekle olmazdı, seçilmekle olurdu.
Allah (nasıl olsa affeder) konusunda kendini aldatan kimse, kendisine O’nun azabından güvende olduğunu zannetmekle zaten Allah’a karşı asi olmuş olur.