DOXA

DOXA
@fta_
Hey there! I'm using 1000Kitap.
1998
137 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
İç Çocuğun gelişimi durunca, bedenen büyüse dahi, psikolojik yetenekleri bakımından kişi "çocuğumsu" ve "çarpık" kalır. Bu çocu­ğumsuluk ve çarpıklık yetişkin çocukların psikolojik yeteneklerinin temelini oluşturur. Bu kişileri küskün, kızgın, gergin, saldırgan, pısı­rık, bağnaz, tutkunluğu, düşkünlüğü olan insanlar olarak çevremiz­de görürüz. Kişi normal bir çocukluk devresi geçirerek sağlıklı bir aile yaşamı içinde büyümüşse İçindeki Ana-Baba İç Çocuğu duyar ve ikisi ara­sında bir denge kurulur.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İç Çocuğu gelişmemiş kişinin en önemli özelliklerinden biri, oto­rite yanındayken ona sınırsız boyun eğmesi, otorite yanından uzak­laşınca da, son derece sorumsuz davranmasıdır. Bu nedenle, otorite­ye itirazsız boyun eğen vatandaşla, otoritesini sorumsuzca uygula­yan polis arasında bir fark yoktur. Her ikisi de aynı sağlıksız iç dün­yayı yansıtır. İçindeki Çocuğun gelişimi durunca, kişi bedenen büyüse dahi, psikolojik yetenekleri bakımından "çocuğumsu" ve "çarpık" kalır. Bu çocuğumsuluk ve çarpıklık yetişkin çocukların psikolojik yete­neklerinin temelini oluşturur.
Sayfa 26·Kitabı okudu
"Yeter ki emret"
Nokta dergisi son sayısında, kolay kolay unutulmayacak bir gaze­tecilik başarısı sergiledi. Sokaktaki vatandaşın, "Meçhul bir otoritenin buyrukları"na karşı gösterdiği uyum ve tepkileri ölçtü. Tiyatro sanatçısı Ezel Akay'a siyah bir pardesü giydirdi, eline bir de megafon verdi. Akay ve Nokta ekibi başladılar kentte dolaşmaya... Önce Yeni Cami'nin arkasındaki parka gittiler. Hava güneşliydi. Banklarda insanlar oturuyordu. Akay, megafonla bağırarak sert bir komut verdi: "Derhal ayağa kalkın!.." İtirazsız, sessiz, kurulmuş robotlar gibi herkes hemen ayağa kalktı. Eminönü iskelesinde başka bir komut; "Herkes hemen yere çöksün!" İskelede kim varsa hemen yere çöktü. Beyoğlu'nda başka bir komut; "Herkes sıraya girsin, sayım var!" Herkes, hemen sıraya girdi. Mecidiyeköy'de bir duvar dibinde başka bir komut patladı; "Herkes elleriyle duvara yapışsın, ölçüm var!" Herkes elleriyle hemen duvara yapıştı. Bir fabrika kapısında işçilere komut verildi; "İçeri girerken herkes parmak bassın şu kâğıda!" İşçiler parmak basarak girdiler fabrikaya... Beyaz önlükle lastik eldivenler giymiş bir hanım gazeteci, fabrikanın içindeki kadın işçilere değişik bir komut verdi; "Herkes soyunsun, bekâret muayenesi yapılacak..." Kadın işçiler hemen soyunmaya başladılar... Buna karşılık Boğaz iskelelerinden birinde, vapurdan çıkanlara komut vermediler, kibarca ricada bulundular: "Film çekiyoruz, lütfen bir dakika durur musunuz?" Ricayı kimse iplemedi. Nokta'nın yaptığı deney, toplumun ruhsal yapısını gösteren müt­hiş bir röntgen... Ne kimse komutu verenin kimliğini merak ediyor, ne hangi hak ve yetkiyle vatandaşlara o komutları verdiğini soruyor, ne de herhan­gi bir direnme gösteriyor... İşte yüzyıllardan beri, daha küçük yaşlardan başlayan dövülmüşlüğün, sövülmüşlüğün, ezilmişliğin sonucu...(Çetin
Sayfa 25·Kitabı okudu
Delos'taki bir yazıtta şöyle denilmektedir: "En güzel olan en adil olandır, en iyi şey sağlıklı olmak, en hoş şey istenilenin elde edilmesidir."
Sayfa 32 - Say
"Her şeyi kendi anlayan iyidir, doğruyla ikna edilen de iyidir, hem kendi anlamayıp hem de başkasını dinlemeyen boş insandır." -Hesiodos
Sayfa 24 - say