DOXA

DOXA
@fta_
Hey there! I'm using 1000Kitap.
Başka yerde Adler şu düşünceleri belirtmiştir: “İnsan olmak demek, aşağılık duygularına sahip olmak demektir. İnsan, doğa karşısında kendi güçsüzlüğünü anlar. Ölümü, varlığın kaçınılmaz bir sonucu olarak görür. Ama ruh sağlığına sahip insanda bu aşağılık duygusu yaratıcılığa, verime dönüşür; zorlukları yenmek, yaşamda yerini bulmak için kullanılır. Ancak aşırı aşağılık duygularında (bu da yetişme sırasındaki başarısızlığın sonucudur) kişi aşırı duyarlılığa düşer, bencilce kendini düşünür, tüm belirtileriyle nevrozun temelini atar ve yaşamı bir işkenceye dönüşür.” Burada üçüncü cümle özellikle ilginçtir. Adler, bir yandan varoluşçuluğun öncülerinden sayılırken, ancak bu satırlarda varoluşçuluğun özgün terimlerini kullanmakta, ölümün de insan varlığının bir parçası olduğunu söylemektedir. (s.78)
Psikoloji

DOXA

@fta_
·
Tüm büyük başarılar çocukluğun gereksinimleriyle olan sağlıklı mücadeleden doğar, ister organik yetersizlikten olsun, ister şımartılmaktan, isterse baskı koşullarından… Yeter ki çocuk o baskı sırasında, işbirliğine uyum sağlamayı önceden öğrenmiş olsun. Böylece daha sonraki tüm zorluklar ve eziyetler karşısında, o bireyin ihlal edilmez hareket yasası olarak yalnızca işbirliği yolları açık kalacaktır.
Sayfa 78 - Say Yayınları
Psikoloji
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Tüm büyük başarılar çocukluğun gereksinimleriyle olan sağlıklı mücadeleden doğar, ister organik yetersizlikten olsun, ister şımartılmaktan, isterse baskı koşullarından… Yeter ki çocuk o baskı sırasında, işbirliğine uyum sağlamayı önceden öğrenmiş olsun. Böylece daha sonraki tüm zorluklar ve eziyetler karşısında, o bireyin ihlal edilmez hareket yasası olarak yalnızca işbirliği yolları açık kalacaktır.
Sayfa 78 - Say Yayınları
Psikoloji
Bireysel psikolojiyi doğru olarak anlamak isteyen herkes, düşüncenin, duygunun, isteğin ve harekete geçmenin ereğe dönük olduğunu iyice anlamalıdır. Bireyin kendine seçeceği tutumu ya da sanatsal bir yaratım olan ve her durumda, sonuna kadar tutarlı olan ‘yaşam biçimi’ni ancak o zaman anlayabilir. Yaşam biçimi bireyin ancak neyin yanlış -yani işbirliği açısından yanlış- ya da anormal olduğunu anlayıp onu kendi kendine düzeltmek istemesi durumunda değiştirilebilir. Bu da ancak bireyin kendi hatalarını kavram olarak görebilmesi, onları aklın eleştirisine tabi tutması, sağduyunun eleğinden geçirmesi sonucu, yani başka bir deyimle, ikna edici öz tartışmalar sonucu olabilir.
Sayfa 75 - Say Yayınları
Psikoloji
Ben de dönülmez adımı tereddüt içinde attım, kendimi kuşkuculukla silahlandırdım...
Sayfa 74 - Say Yayınları
Adler, üstünlük çabasının aşağılık duygularından, onları telafi etme(ödünleme) isteğinden doğduğuna inanmaktadır. Aşağılık duygusu önce gelecektir, üstünlük çabasıysa ardından. Ama böyle bir kuram, bugün giderek desteğini kaybeden “dürtü azalması” kuramının yapısına paralel olurdu(Moslow).
Sayfa 73 - Say Yayınları
Psikoloji