Kudüs Hıristiyanlar tarafından Fatımilerin elinden alınmıştı. Ancak Fatımiler, bunu büyük bir kayıp olarak görmediler.
Aksine, Müslümanlığın en tutucu kesimi olan Sünnilerle savaştıkları için Hıristiyanlarla ittifaka girdiler. Kudüs'ü geri alabilmek için Haçlılarla savaşanlar Sünnilerdi çünkü, Kudüs onlar için de kutsal bir şehirdi. Fatimilerin günümüzdeki ardılları olan Dürziler, mezhebe ait ritüellerde, Haçlılarla Batıni
Müslümanlar arasındaki dayanışmanın örneklerini göstermektedir. Bu mezhebin bünyesindeki Hıristiyan kökenli bazı
inanışların altında da söz konusu işbirliği yatmaktadır.
Yunus Emre, gerçeğin dinde veya onun kurallarında değil, insanın kendini bilmesinde yattığını savunur. O:
"ilim, ilim bilmektir,
ilim, kendin bilmektir.
Sen kendini bilmez isen,
Ya nice okumaktır"
kalp Hakk’m tecelli yeri ve onun nazar kıldığı yerdir (gözettiği yerdir) ve ondan başkasının oraya yolu yoktur.İsterim ki ağyar dostluğunun kökünü söküp atayım. Gönül bahçesinde dost fidanından başkasını bırakmayayım.
Gönlümden çıkarayım düşük dünyanın gamını. Ev ya dostun yeridir ya da eşya biriktirme yeridir.