İnsan-Evren-Tanrı birliğine inanan ve var olanın yalnızca Tanrı olduğunu söyleyen Yunus, çeşitliliğin sadece görüntüden ibaret olduğunu, Tanrısal sudur neticesinde ortaya çıkan evren ile insanın yapılarının, ilkelerinin özdeşliğini belirtir.
"Kitap, hod lşk kitabıdır,
Bu okunan varak nedir? "
diye, gerçek kitabın lşk olduğuna, diğer tüm kutsal kitapların önemsizliğine dikkat çeken Yunus, Tanrı'yı hem seven,
hem sevilen, hem de, sevginin (lşk'ın) kendisi olarak görmektedir. Ona göre kendisi Işk olan Tanrı, aşık ve maşuk olması sıfatıyla, tüm varlıkları, evreni ortaya çıkarmıştır. Bütün varlıklar gibi insan benliği de Tanrısal aşkın yansımasıdır.
Yunus, Taptuk Emre'nin yanında dört kapıdan geçerek Kamil bir İnsan haline geldi. Önce Şeriat Kapısı'nda tüm dinlerin içeriğini öğrendi. Yunus bunu, " Dört kitabın manasın, okudum hasıl ettim" şeklinde ifade eder.
Mantık, felsefe, Yunan filozoflarının yapıtları, Arapça ve Farsça, Taptuk tekkesinde öğrendiği diğer bilimlerdir. Yunus, devrinin, mümkün olabilecek en iyi eğitimini almıştır. Onun, "ne elif okudum, ne cim" demesi, Batıni bilimin yanında, zahiri olanlara değer vermemesinden kaynaklanmaktadır.
Yunus için Aşk, ya da onun tercih ettiği deyimle "Işk", her şeydir. Tanrı, Işk'tır. Doğa, lşk'tır. insan, lşk'tır. Yaşam ve ölüm, yokluk ve varlık hep lşk'ın eserleridir.