J. J. Rousseau mülke karşı değildir, sınırsız mülke karşıdır. Şu düsturu meşhurdur: “Hiçbir vatandaş diğerini satın alabilecek kadar zengin, diğeri de kendini satacak kadar fakir olmamalıdır.
Müslüman Doğu’daki bütün okullarda “eleştirel düşünme” dersini mecburi kılardım. Batı’nın aksine Doğu, bu katı okuldan geçmemiştir ve mevcut pek çok zaafın kaynağı da budur.
Bürokrasinin kurallarından biri: hiçbir şey yapmamak daha iyidir, çünkü çalışmayan hata da yapmaz, çalışmamak yargılanmaz. Bu yüzden bürokrasi statükonun unsurudur ve her türlü yeniliğin karşısındadır.
İnsan kendisinden güçlü olan bir gücün elindeyken nefret ettiği şeyin hayranlık nesnesine dönüştüğü bir raddeye varır. Bunu kendisine itiraf etmek istemez. Fakat bu durumda bu gücün kaynağına daha yakın olmaktan başka kurtuluş yoktur. Merhamet de kutsallık da artık oradadır.
Totaliter toplum eğitim ve öğretimde tektipliliği talep eder çünkü bu manipülasyonu kolaylaştırır. Tektip insanların davranışlarını kontrol etmek daha kolaydır, öngörülebilirdir ve mevcut kalıplara daha iyi uyum sağlar.