Fatih Sağdıç

Fatih Sağdıç
Düşünmek yürümekse, durmak algılamaktır.
Akdeniz Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO
Önlisans Mezunu
Antalya
Ağlasun, 19 Mart
50 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
"Hayvanları öldürüyorlar, ormanları yakıyorlar, çocuklara tecavüz ediyorlar, okyanusları zehirliyorlar. Pes etmesek de bu kötülük devam ediyor. Karşı koyabilmek için en az onlar kadar kötüleşmemiz lazım, yoksa yapılan kötülüğe seyirci kalan, cehennem de yaşayan bir avuç intihar eğilimli insana dönüşüyoruz. Görmüyor musun! Pes etmiyoruz ama kazanamıyoruz da! Çok fazlalar, parayla insanları canavarlara dönüştürebiliyorlar. Kötülüğü yasallaştırıyorlar. Psikopatiyi normalleştiriyorlar! Bugün her üç kişiden biri sosyopat. Hissetmeyen, orta beyinleri çalışmayan sosyopatlarla dolu dünya! Pes etmiyoruz ama ya ölüyoruz ya da sadece seyredebiliyoruz!"
Sayfa 243·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dünyanın kanıydı petrol. Yaşamın, kaya arasında sıkışıp milyonlarca yıl basınca maruz kalmasıyla oluşuyordu. Kızılderililerin yaralarına sürdükleri bu iyileştirici mineral, şimdi arabalara konuluyordu. Kimseye anlatılmıyordu petrolyumun iyileştirici özelliğini, işi petrolyum olan ağır işçilerin ellerinin neden pamuk kadar yumuşak olduğunu. Güneşin, rüzgarların, suyun enerjilerinden yararlanabilecek onlarca teknoloji örtbas edilerek hâlâ dünyanın kanını emiyordu insanlık. Gezegenin özüydü petrol, özsuyu, kanı. Nasıl anlamazlardı bunu! Ve bu gezegende yaşamış her canlının bir gün dönüşeceği şeydi petrol..
Sayfa 221·Kitabı okudu
Dünyada herşey yanlıştı. Yanlış insanlar hapiste ve yanlış insanlar dışarıdaydı. Yanlış insanlar güce sahip ve yanlış insanlar güçsüzdü. Her şey ters yüz edilmiş durumdaydı. Her şeyi zenginlikleriyle yönetenler vardı, düşüncesiz, bencil, sorumsuz, umursamaz, merhametsiz ama zengin olanlar. Sadece zenginliğin kamuflajında daha haklı ve daha saygındılar. Paranın amaç olduğu hayatlarının deneyiminde kaybolmuş karar vericilerdi bunlar. Başkasının yaşamı üzerine karar verecek güçte ve idealsizlikteydiler. Manipülatörler. Onlara kim izin veriyordu? Bu insanların dünyayı yönetmesine kim izin veriyordu diye düşündü..
Sayfa 220·Kitabı okudu
Zorunluluklar kendimize söylediğimiz yalanlardır.
Sayfa 192·Kitabı okudu
Hayat kınadığımız, anlamakta zorlandığımız her şeyi bize yaşatmak için mükemmellikle dizayn edilmişti. Eşitlendiğimiz anlar, her yürekteki farklı eksikliklerin yarattığı o karmaşık duygulardaydı. O duyguları analiz edip anlamlandırmaya çalışanlarla, hissettikleri eksikliğin öfkesinde etrafındakilere savaş açanların arasında aralıksız bir mücadele vardı. Anlamın yağma ile mücadelesi...
Sayfa 186·Kitabı okudu