FAİTH DEEP

FAİTH DEEP
Sahafda kitap kokuları ve aktarda baharat kokuları arasında beyaz mavi gömleği vişne lekeli, bir devleşen bir cüceleşen derviş müsveddesi insan.
Hacivat - Karagöz..
Ne anlatırsan anlat.. Ne söylersen söyle.. Anlattığın kadar değil, muhatabının anladığı kadar anlattıkların. Gözünü sevdiğim idrâk öyle mi oysa. İdrâk bir başka. İnceden inceye derinliklere vardırır anlamı. Şimşirden bir tarakla uzun saçları eline alıp yumuşak yumuşak taramak gibidir idrâk!.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Hep yeşil tabut.. Bazen masmavi gökyüzü tabutum olsun istiyordum. Hep selvi ağaçları değil, mavi ladin ağaçları da olmalıydı bu mezarlarda. Bu mezarlarda zira hep ölenler yoktu. Ölmeyen aşıklar da vardı. Aşıklar maviyi pekiyi severlerdi.
Biri ıkırdarken diğeri kıkırdıyordu bu hayatta.
Iskaladıklarımız dönüştü ıskartaya. Pürüsüzlüğü gitti es geçtiklerimizin. Zaman hep o yönden akmadı. Bir de şöyle böyle Şövalye mızrağında döndü aktı. Atlı karınca gibi, Katlı güller karanfiller gibi.. Zaman yakamıza gökyüzünden düşme bir tüy taktı.
Derin ve sarp
Yarımda eksik kalan şey; * bir sendir!.* İşte sensizlik dediğimiz bu uçurumdur.