Başkaları hatalı olabilir, önemli konumlara gelmiş kişiler bile olsalar; büyük çoğunluk tarafından yüzyıllardır kabul görmüş inançları dile getiriyor bile olsalar. Bunun nedeni de çok basit: Çünkü bu insanlar inandıkları şeylerin mantıklı olup olmadığını hiç gözden geçirmemişlerdir.
Sokrates, bu karmaşık yapıya gereken saygıyı göstermeyen, görüşlerini formüle etmek için bir çömlekçinin sarfettiği kadar dikkati bile sarfetmeyen ama nedense kendine çok güvenen insanlar karşısında cesaretimizin kırılmaması gerektiğini söylüyor. Çok aşikâr, çok "doğal" diye nitelenen şeylerin gerçekten öyle olduğuna çok az rastlanır. Bu bilinç şunu düşünmeye sevketmeli bizi: Aslında yaşam göründüğünden çok daha esnek, çünkü yaygın görüşler, genelde, hatasız çıkarımlar sonucunda değil, yüzyıllardır sürüp giden entelektüel karmaşanın sonucunda bugünkü konumlarına geldiler. Belki de şimdiki konumlarında olmaları için iyi bir neden yoktur, kimbilir?