Fatih Tosun

Aşkın çılgınlığı, aşık olunan kişinin özündeki normalliği görmeyi reddetmesinden bellidir. Benim aşkımın başkasına sı­kıcı gelmesi bundandır işte. Onlar o kişide, sıradan bir insan­dan öte ne görürler ki?
Sayfa 101·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Güzellik mi aşkı doğurur, aşk mı güzelliği? ... Etrafımızdaki sayısız insanın arasında arzumuzun neden özellikle bu yüz, bu ağız, burun ya da kulak üzerinde odaklandığını, boynunun kıvrımı ya da yanağındaki gamzenin mükemmellik ölçütlerimizi nasıl böylesi kesin bir biçimde tatmin edebildiğini merak edebiliriz. Aşık olduğumuz insanlar güzellik sorunsalına dair farklı çö­zümler getirirken, bir yandan da aşk estetiğimizi, üstelik surat­larının haritası kadar özgün ve özel kılacak biçimde yeniden şekillendirmeyi başarabiliyor.
Hoşgörüsüzlüğün temelinde neyin doğru neyin yanlış olduğuna ilişkin belli kavramlar ile başkalarına ille de doğru yolu gösterme arzusu yatar.
Karşılıksız aşk ızdıraplıdır ama en azından emin bir şeydir, çünkü insan kendisinden başka birini incitme tehlikesi­ne düşmez, tek taraflı ızdırabın acı-tatlı bir tarafı da vardır as­lında. Ama aşk karşılığını bulduğunda, insan tek başına acı çekmenin edilgenliğini terk ederek bir başkasını da üzebilme­nin sorumluluğunu üstüne almak zorunda kalır.
Rahat insanlar, kendi halini fazlasıyla düşüneniere kı­yasla ne kadar şanslıdırlar, özne/nesne ayrımını düşünmedik­leri gibi, sürekli bir aynanın varlığını ve kendilerini sorgulayan bir üçüncü gözün temel benliği sürekli gözlediğini, değerlendirdiğini ya da salt baktığı­nı hissetmezler.