Kitabın içerisinde üç farklı hikaye var ve hepsinden kısaca bahsedeceğim
İlk olarak görünmeyen koleksiyon hikayesinden bahsedeceğim konusu itibari ile beni çok etkiledi. Uzun yıllar koleksiyon yapan bir adam yaptığı koleksiyona gözü gibi bakar fakat bir gün kör olur ve o zaman artık hiçbir şey bildiği gibi değildir. Ailesi her zorlukta koleksiyondan bir parça almıştır fakat adamın bunlardan hiç haberi olmamıştır. Çok güzel bir hikayeydi çok severek okudum
İkinci hikayemiz Mürebbiye ise bir konakta ki iki kız kardeşin kendileri ile ilgilenen kadın ve kahyaları ile arasında olanları dinlemesi daha sonra olan gelişmelerden sonra artık dünyanın gerçek yüzünü gördüklerini anlatan bir hikaye bu hikayeyi de gerçekten çok beğendim
Üçüncü hikayemiz ise Leporella.
Bu hikayede bir kışın küçükken yetim ve öksüz kalıp yetimhanede büyümesi sonrasında hayata atılmasını anlatıyor. Kız hayatı için sadece para biriktirmeyi ve yaşlanınca kendine bakacak bir bakım evi için para biriktirmeyi düşünmekten başka bir şey ile ilgilenmiyor. Kız olduğunu hatta duyguları olacağından onları nasıl kontrol etmesi gerektiğinden habersiz. Bir gün çalıştığı evde patronu duygularını uyandırana kadar. Açıkçası bu hikayeyi pek beğenmedim. Bana çok işlemedi konusu ama yinede başarılı
Umarım sizlerde okursunuz ya da içinizde okuyanlar vardır. Sizlerinde yorumlarınızı merak ediyorum
Mutlu ve saygın bir evliliği olan zengin bir bayan olan İrene’nın kocasını aldatmasını ve bu olaydan dolayı yaşadığı korku, vicdan azabı ve üzüntüyü anlatan psikolojik bir kitap. Dili gayet akıcı. İnsanı okudukça içine çekiyor.
Benim yorumlarıma gelecek olursak Stefan Zweig’ ın en beğendim kitabı arasına girebilir. Okurken insanın kendine ders çıkarabileceği hatta her satırının altını çizmek isteyeceği bir kitap. Okuyun, okutturun arkadaşlar
Kitabı okurken fark ediyorsunuz ne kadar da dünyavi bir yaşantının ine daldığınızı. İsteklerimizin, dualarımızın, yakarışlarımızı hepsinin bu fani dünya için olduğunu görüyorsunuz. Kitabı okurken kendime geldim ve bir baktım isteklerime ne kadar da dünya için yaşıyor muşum bu hayatı. İşim olsun , evim olsun, sağlıklı olayım, mutlu olayım... Halbuki bunlar da bize Allah’tan gelen imtihanlar değil midir?
Kitabı çok çok severek okudum. Hayata karşı yaptığım yanlışlarımı gördüm. Dualarımda ki eksiğimi ve insanlara davranışlarımda ki hataları fark ettim. Kitabı okurken sanki yazarla sohbet ediyormuşsunuz gibi akıp gidiyor. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum
Merhaba
. İlk olarak sizlere konusundan bahsedeyim. Deniz, çocuk esirgeme kurumunda büyümüş aile sevgisi bilmeyen ve kanser hastası bir kızdır. Cihan, zengin ailenin elde avuçta tutamadığı genç ve yakışıklı bir oğlandır. Cihan ile başa çıkamayan babası onun önünü kesip sorumluluk vermek adına Cihan ile Deniz’i zoraki bir evlilik yaptırır.
Ve benim yorumuma gelecek olursak eğer konusu ve akıcılığı oldukça iyi olan bir kitaptı. Beğendim kısa bir sürede de okudum fakat eleştireceğim nokta şu olur. SINIR kitabını okumadan bu kitabı okumayın. Birbirinin devam kitabı değiller ama Sınır kitabında ki karakterler bu kitap içerisinde mevcut aslında benim takıldığım nokta bu değil. Ama kitapta Sınır kitabında ki karakterlerin daha çok bahsi ve konusu oldukça fazlaydı. Onun dışında da pek bir sıkıntı yoktu. Akıcı bir şekilde okuyup zevk alabileceğiniz bir kitaptı
Keyifli Okumalar
SınırsızBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 20185,2bin okunma