Serinin ilk kitabı için yapmaya çalıştığım övgüleri, ikinci kitapta yapmayacağım desem de bu çok kolay olmuyor. İlk kitaptaki olayların dinamikliği, 2. kitapta yerini daha dingin bir havaya bırakıyor. Dingin dediysek, bu kitabın ne akıcılığını etkiliyor ne de sıkılıyorsunuz. Kitabı okuyan herkes İnce Memed’e büründüğü için, bu sefer de İnce Mehmet’in kalbine, aklına misafir oluyorsunuz. Ruhunda geziniyor ve tüm duygularına sahip oluyorsunuz.
Tüm bu duygularla onca sayfa ne hızla bitiveriyor anlayamıyorsunuz.
Bu kitapta da ne çok çiçek kokladım, ata bindim, gökyüzünü izledim, suyun soğukluğunu hissetim ve berraklığına doyamadım..
Evet devam edelim, 3. Kitap gelsin