Hayat arkadaşını anaklitik olarak seçen bir erkek için sevgi üç kişiliktir. Bu erkeğin annesi, erkeğin eşiyle asla tanışmasa da-hatta ölmüş olsa bile-partiler seçimle yakından müdahil olur. Erkeğin karısı, annesinin bıraktığı yerden devam eder; gerçekten onun gözünde annesinin daha genç bir versiyonu ya da reenkarnasyon geçirmiş halinden başka bir şey değildir.
İnsanın asıl hastalığı, hep ‘yuvadan uzakta’… ‘kendisinin dışında’ olmasıdır, onun için içsel bir dünya yoktur. O, dış dünyayı tapınalacak bir ilah, hayranlık duyduğu ve bağımlı kalmak zorunda olduğu bir saplantı haline getirmiştir.