Fatma

12.Bölüm
Doğal afetler, toprağın verimsizliği bir ülkeyi zayıflatır ve fakirleştirir ama insanlığı kaybetmek, insanların neden olduğu bir şeydir. O yüzden insanlığını kaybettiği için güçsüz düşen başkalarının sempatisini kazanamaz.
Sayfa 80 - 2.Basım·Kitabı okudu
Alıntı
11.BÖLÜM
Ölmek üzere olan bir insan son anlarında eski günlerine dönmeye çabalar. Tıpkı sonu gelen bir uygarlığın da sessiz sedasız sonunu beklemesi gibi. Bir uygarlığın yok olması bir insanın ölmesi gibi değildir. Uygarlık yok olduğunun farkına varamaz. Adeta var oluş sürecinin devasa parmağı bu uygarlığın tepesine bastırır, iyiler- yok olmak üzere olan bir uygarlıkta mutlaka birkaç iyi kişi olacaktır- ve kötüler hepsi birden yok olup gideceklerdir. O birkaç kişi iyi insan belki de nefes alış verişlerin hızlandığını hissetmiş olabilirler. Belki veda mektuplarını bile yazmış olabilirler ama onların acı çığlıkları ölümle gelen cenaze müziğiyle karşılaştırılınca güçlü sonbahar rüzgarlarına karşı durmaya çalışan birkaç ağustosböceğinden başka bir şey değildir.
Sayfa 69 - 2.Basım·Kitabı okudu
Alıntı
10.BÖLÜM
Sadece aynı düzeyde cesarete sahip olanlar birbirlerine saygı duyarlar.
Sayfa 68 - 2.Basım·Kitabı okudu
Alıntı
4.Bölüm
Hiçbir şey düşünmeye cesaretim yoktu. Böyle zamanlarda en komik düşünceler bile insanı ağlatabilir: yalnızlığa dayanmak, acıya dayanmaktan zordur.
Sayfa 20 - 2.Basım·Kitabı okudu
Alıntı
4.Bölüm
Eğer özgür değilsen el ve ayaklarının prangadan kurtulmasının anlamı var mıdır?
Sayfa 19 - 2.Basım·Kitabı okudu
Alıntı