Nihayetinde bir masal okuyorum ya, bir an okuduklarimi kafamda evirip çevirirken bu kadar da olmaz diyorum. Bir es verip, üstüne biraz daha düşünüyor, "evet ya gayet de oluyor, tam da bunlar oluyor insanlar aleminde" diyorum. Neler mi oluyor? Gücün diktatörlük elinde nasıl bir sömürüye dönüştüğü... sömürünün, sömürenlerin kendilerinin bile hayal etmediği ölçüde derinleştiği...kitlelerin umudunun yok edilerek, dil ve kimlikleri unutturularak, hakim güce hizmet eden propagandalarla uyuşturulduğu... düşünmeyi unutacak kadar sömürülen kitlelerin sürü psikolojisi ile savrulduğu... iktidarın her zaman kendi yandaşlarını yarattığı ve beslediği bu düzenin bir kısır döngü misali hiç değişmediği... güç sarhoşluğu yaşayan iktidarın güçlendikçe ve sömürdükçe elindeki gücü kaybetme korkusunun derinleştiği, korku arttıkça ezilen kitlelerin sırtındaki yükün ağırlaştırıldığı... bir düzen sürüp gidiyor. Sahi ben ne anlatıyordum, altı üstü bir masal..