Niçe gündür gözlerem ol gözleri āhūları, (Nice (kaç) gündür o ahu gibi güzel gözleri gözlüyorum,)
N'eyleyem derdā dirīĝā görmedüm äh oları. (Ne yapayım, eyvahlar olsun, yazıklar olsun, hâlâ onları göremedim.)
Ol cefākāruñ cefăsı gö lüme her dem gelür, (O cefakârın cefası her an gönlüme geliyor,)
Ol sebebden gözlerümden yaş yirine dem gelür. (O yüzden gözlerimden yaş yerine kan geliyor.)
Aleb kılmaz bu cān-i nätüvän genc, (Bu zayıf can, hazineden (dünya malından) talep etmez.)
Baña mihrüń yiter iy dilsitän genc. (Bana senin sevgin yeter, ey gönül alan güzel.)
Merdâne er ki görse kılıç ok u ya güni, (Yiğit bir er, kılıç, ok ve yay gününü (savaş gününü) görünce,)
Ol gün gözine görine zevk u şafă güni. (O gün ona zevk ve şifa günü gibi görünür.)
Mescidde eger görse müezzin o ķāmeti, (Mescitte müezzin o boy posu (sevgilinin endamını) görse,)
Kendin yitüre añmaya hergiz o ķāmeti. (Kendini kaybeder, bir daha o kameti (boyu) hiç unutamaz.)
Jeng-i ġamdan diler-iseń ola kalbüń şāfi, (Eğer gönlünün pasını (gam pasını) gidermek istiyorsan,)
Koma elden koma bir lahza şarāb-i şāfı. (Bir an bile elinden bırakma o saf şarabı.)
Küyına varmaga yarun gözyaşı virmez geçid, (Sevgilinin mahallesine varmak için gözyaşı geçit vermez.)
Kanlu sudur bir gün alur korkaram ol su seni. (O kanlı bir sudur, bir gün seni de alır, korkarım o su seni yutar.)
Aşināñı yad idüp bigāneyi yād eyledüfi, (Tanışını anıp, yabancıyı anıyorsun.)
Bilmezem kim saña nesi hos gelür bigänenün. (Bilmiyorum ki sana yabancının nesi hoş geliyor?)