Ey seher yeli bu dil derdini var yâra be-gû, (Ey sabah yeli! Bu gönlün derdini sevgiliye söyle,)
Yek-be-yek kıssa-i pür-guşşamı dildâra be-gû. (Bir bir, dolu dolu dertlerimin hikâyesini sevgiliye anlat.)
Gözlerüm yaşı demidür hāk-i cismüm yaşlaya, (Gözlerimin yaşı, bedenimin toprağını sulamak için yeterlidir.)
Bāgbān-ı dil nihāl-i mihr-i yārı aşlaya. (Gönlümün bahçıvanı, sevgilinin aşk fidanını diksin (sulayıp yetiştirsin))
Kim ki gözler ‘âr u nâmûsı aña âşık dimen, (Kim ki gözleri utanç ve namus duygusu taşıyorsa, ona âşık demeyin.)
Âşıkun sıngun gerek her lahza göli şişesi. (Gerçek âşıkın her an gönül şişesi kırık olmalıdır.)
Dõstum yakma beni geh cevr ü gâhi nâz-ıla, (Dostum, beni bazen eziyet ederek, bazen naz ederek yakma.)
Būse ihsân it lebünden tâ ki gönlüm yazıla. (Dudağından bir buse ihsan et ki, gönlüm yazılsın (ferahlasın, huzur bulsun))