Kitap
Cəmilə

Cəmilə

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.1
4.490 Kişi
16,6bin
Okunma
3.808
Beğeni
52bin
Gösterim
98 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 2 sa. 47 dk.
Basım
Azerice · Azerbaijan · Altun Kitab · Haziran 2018 · Karton kapak · 9789952243307
Orijinal adı
Жамийла
Diğer baskılar
Qırğızıstanın xalq yazıçısı Çingiz Aytmatov müasir dünyanın ən qüdrətli söz ustalarındandır. Milliliklə bəşəriliyin dahiyanə harmoniyası onun yaradıcılığının əsas xüsusiyyətidir. "Cəmilə", "Qrmızı yaylıqlı qovağım mənim", "Əlvida, Gülsarı", "Ağ gəmi", "Dəniz kənarıyla qaçan Alabaş", "Əsrə bərabər gün, "Qiyamət", "Çingizxanın ağ buludu", "Əbədi gəlin" və s. kimi əsərlərində sadə adamların həyatı, onların sevgisi, insan-təbiət-cəmiyyət münasibətləri, xalqın milli özünüdərk məsələləri ustalıqla qələmə alınmışdır. "Cəmilə" povesti qırğız yazıçısı Çingiz Aytmatovun doğulub boya-başa çatdığı Talasa vadisinin tarixi xüsusiyyətlərini və mədəniyyətini özündə əks etdirir. Əsərin qəhrəmanı cavan qırğız qadınıdır. O, köhnə, patriarxal adətlərin, əsrlərdən gələn ənənələrin ziddinə olaraq inamla öz məhəbbətinə doğru addımlayır.
5 mağazanın 24 ürününün ortalama fiyatı: ₺8,93
8.1
10 üzerinden
4.490 Puan · 745 İnceleme
Necip G.
Cemile'yi inceledi.
80 syf.
·
6/10 puan
Bu inceleme yer yer SPOILER içerebilir arkadaşlar. Bilginiz olsun... Bir gün Fransız Şair Louis Aragon kuyuya bir taş atmış ve demiş ki; 'Cemile, dünyanın en güzel aşk hikayesidir.' O taş şimdilik kuyunun dibinde kalsın bir süre... O esnada ben size kısaca başka bir hikayeden bahsedeyim... Ben askerliğimi 2007 yılında kısa dönem olarak yaptım. Bölüğümde benim gibi kısa dönem askerlerle, henüz 19-20 yaşlarındaki uzun dönem askerler aynı koğuşu paylaşıyorduk. Başta bu iki grup pek birbirine ısınamasa da askerliğin doğal ortamında zamanla buzlar eridi, abi-kardeş gibi olduk. Bu kardeşlerimizin hepsi gözü pek, dayanıklı, kolay kolay yılmayan çocuklardı. Genç yaşlarına rağmen aralarında evli olan hatta çocuk sahibi olanlar vardı. Diğerlerinin de memlekette mutlaka bir sevgilisi olurdu. Gece olunca ve tüm işler bitince kendi köşelerine çekilirler, gizledikleri telefonları ortaya çıkarıp saatlerce sevdikleriyle konuşurlardı. Onların gün içinde aldığı tek nefes işte bu telefon konuşmalarıydı. Her türlü ağır işin, zorluğun altından kalkabilen çocukların hayata dair tek bir korkuları vardı; onlar askerdeyken sevgililerinin onları terk edeceği korkusu... Bakın bu konuda inanın bana en ufak bir mübalağa yapmıyorum. Alın savaşa götürün koşa koşa gelirler. Sabahtan akşama kadar yerden izmarit toplarlar, moloz taşırlar, duvar örerler, kilometrelerce koşarlar, sürünürler ama bana mısın demezler. Hassas oldukları, zayıf düştükleri tek konu budur! Nöbetçi olduğum bir gece tek tek koğuşları geziyordum. En son kendi koğuşuma geldi sıra. İçeri girdiğimde bir yatağın baş ucunda toplanmış bir kalabalık gördüm. Başta kavga çıktı sandım. Hızlıca kalabalığa doğru ilerledim ve kendime yol açtım. Gördüğüm manzara şuydu: yatağın ortasında bir asker hüngür hüngür ağlıyor. Yüzü gözü dağılmış, gözler kıpkırmızı... Meğerse arkadaşları da onu teselli etmeye gelmişler yanına... Olayın nedenini sordum, sevgilisi bunu terk etmiş; daha kötüsü başka biriyle birlikteymiş. Çok uzatmamak için olayın detaylarına girmiyorum. Daha sonradan kendisiyle uzun uzun konuştum... Eğer bunu yapmasaydım ciddi ciddi firar etme planları yapıyordu. Sonra yavaş yavaş toparladı ama ben ve diğer arkadaşlarım terhis olduğumuz güne kadar neredeyse başından ayrılmadık çocuğun... ------------------------- Gelin şimdi Aragon'un taş attığı kuyuya geri dönelim biz... 'Dünyanın en güzel aşk hikayesi'ni okumak için girdiğim bu kuyuda beni nedense Cemile ve Danyar'ın aşkı değil de, vatan mücadelesi için cephedeyken eşi tarafından aldatılan Sadık karşıladı... Çok romantik, duygusal bir adam değildi Sadık; hatta geleneklerine fazla bağlı ve biraz da kaba denilebilecek bir yapısı vardı. Her ne kadar yaşadığı bölgenin mektup geleneğine bağlı kalmak adına, yazdığı mektuplarda karısı Cemile'den çok söz edemese de yine de seviyordu onu. Çünkü birbirlerini severek evlenmişlerdi. En azından bana böyle söyledi Sadık ve şunu ilave etti sözlerine; Siz o kitapta o ikisinin büyük ve çok derin aşkını okudunuz ama şu işe bak; her ne olursa olsun, SADIK kalan sadece ben oldum... ------------------------ İşte böyle bir kitap Cemile... Kimine göre dünyanın en büyük aşk hikayesi, bana göreyse dramatik bir aldatma öyküsü... YASAK AŞK dedikleri bir şey var... Ben nedense bu yasak aşkların aşk tarafıyla değil de yasak tarafıyla ilgilenirim. Bu benim tercihimdir, benim dünyaya bakışımdır belki de. Kimine göre dar bir bakış olarak gözükebilir. Çünkü o aşkı anlatan öyle güzel cümleler, öyle tatlı türküler var ki, aşkın büyüsüne kapılıp gitmemek, o aşka kayıtsız kalmamak elde değil... Bütün bozkır bu büyük aşkın karşısında saygıyla eğiliyor, mor dağlar göz yaşı döküyor, yılkı atlar daha bir şevkle koşuyor... Eğer Seyit'in tuvaline resmettiği bu güzel tablo her şeyi görmezden gelmeye yetiyorsa kimseye lafım olmaz elbet... Ama o insanlar olur da birgün Sadık'ın düştüğü duruma düşerlerse, aynı güzellikte bir resim çizmelerini de beklerim peşinen... ------------------------- Büyük usta Cengiz Aytmatov'un çıraklık eserlerinden biri diyebiliriz Cemile için. Kronolojik olarak da böyle zaten... Diğer kitaplarını okuyanlar aradaki farkları kendileri de rahatlıkla keşfedebilirler. Biraz kısa biraz da yarım bırakılmış gibi geldi bana... Kitabın başında tek tek karakterleri tanıyoruz. Anne karakterine özellikle geniş yer verilmiş. Ancak sonra bu karakterler bir anda kaybolup gidiyor. Üç kişi kalıyor geriye. Aytmatov burada hızlıca aşk öyküsüne geçiş yapmak istemiş olabilir. Ancak ilk bölüm biraz daha uzun tutulabilirdi. En son bölüm de bana göre aceleye gelmiş. Danyar ve Cemile arasındaki aşkı biraz daha meşru kılmak için alelacele Sadık karakteri tek bir paragrafta sarhoş ve karısına değer vermeyen biri olarak gösterilmiş. Oysa biz Beyaz Gemi'deki Orazkul karakterini tanımış ve ondan nefret etmiş okurlar olarak Aytmatov'un karakter yaratmadaki ustalığını çok iyi biliyoruz... Nihayetinde, bir Aytmatov eserinden daha bu duygularla ayrılıyorum. Aragon'un attığı taşı kuyudan çıkardım çıkarmasına ama o taş açıkçası benim elimi yaktı biraz... Oysa ki ne kadar güzel, rengarenk, ışıl ışıl bir taştı... Herkese keyifli okumalar dilerim...
Cemile
8.1/10
· 16,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
26
380
Leman Kerimli
Cemile'yi inceledi.
80 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Cengiz Aytmatov-Cemile 4/5 Bu kitabı aldığım günden itibaren bir türlü okuyamıyordum… Ya başlıyordum bir kaç sayfa sonra bırakıyordum ya da okumaya başlayacağım hep başka kitabı öne alıp, okumayı erteliyordum. Sonunda ama okudum Yazarla ilk tanışma hikayem, çocuk yaşlarımda ilk okuldaki, ders kitapımızda “Mankurt”lar hakkında yazılmış bir hikayeydi. Araştırmalar yaptığımızda öğrendik ki, Cengiz Aytmatovun yazdığı eserlerde Kırgız destanlarından yararlanarak güncelleştirdikleri bir kişiliktir. O zamandan beri aklımda hep öyle kazındı. İsmini duyduğumda “Mankurt karakteri var kitaplarında” diyordum, küçükken. Kalemiyle tanışmaksa, “Cemile” eserine vesile oldu. Aşırı akıcı bir kitabdı. Çok kısa, kendini okuttukca okutan, sayfaların nasıl gelip geçtiğini anlamadığınız, tasvirlerle insanı kitabın içine çekip yaşatan bir eser. Aytmatov, eserlerinde doğayı, vatanı, sevgiyi, bir çok yaşanması, düşünmesi insana mutluluk getiren duygu ve görüntüyü anlatmayı seviyor. Okurken bir taraftan beni kendini çekerken, bir taraftanda, beni yorduğu zaman zaman oldu. Kitapta, savaş zamanı köyde olan askere gitmeye yaşı yeten erkeklerin savaşa gitmesiyle, köydeki işlerin kadınlara kalmasıyla, köyün güzel kızı Cemile ile tanışıyoruz. Cemile, Sadık ile evli ve askerde olan kocasının yolunu bekliyor.Eşinden hep mektupların geldiğini duyan Cemile büyük heyecanla ona yazılan kısma gelince hep, bir burukluk, hayal kırıklığı kalbine dolar. Kiçene Bala diye seslendiği kaynı ile beraber çalışmaya başlayan Cemile yeni savaştan dönen Danyar ile tanışır. Danyarın en büyük aşkı vatanıdır ve bu kısmı kitapta o kadar muhteşem anlatmışlar kii!!Güzel kızımız olan Cemile, neşesiyle, enerjisiyle, güzelliğiyle, çalışkanlığıyla ve s. hep köyün dilindedir. Ama bir kısım var ki, Cemileyi her kesle özellikle o dönemdeki şartlar, mental bakım erkeklerle biraz içli dışlı gösterilmesi beni biraz düşündürdü, acaba o zamanlarda bu kadar yakınlık mümkün müydü? Danyarla yolu kesişen Cemilenin hayatı değişir ve artık hem kendiyle hemde kalbiyle savaş vermeye başlar. Hikayenin tümü kaynı Seyit”in gözünden anlatılır. Seyit köydeki insanlardan farklıdır. Hayallerinin peşinden koşmaya inanan, sevginin gücünü gören, tüm hikayeye baştan sona şahit olsada, asla Cemileyi suçlamayan aksine bu yaşananları aşkın hikayesi olarak gören biri. Kitabın sonlarında Seyitinde hayatında olan değişimler beni çok mutlu etti. Çoğu için Cemilenin yaptığı büyük suç gibi gözüksede, aslında o kendisinide, Sadıkıda bu zülmden kurtardı. Çünkü kalbi başkasının yanında olanın, bedeni evli olduğu insanın yanında olsa kendisinide, karşısındakinide mutsuz etmekten başka bir şey yapamaz. Tabii ki, Cemileninde, Sadıkında, Danyarında hatta Seyitinde, ailelerinde kendiliğinde suçları bu hikayenin bu hal almasında büyük payları vardır. Doğanın kanununudur, kaybetmeyene kadar ne değeri anlaşılır ne de sevgisi. Eserde derin görünecek bir çok konu vardır. Sadece sevgiye değil, o dönemin adetlerine, insani ilişkilerine, savaş dönemenini, aile bağlarını ve s. anlatıyor kitabda. Bir çok kişi için sade sayılan bu kitabın içinde bence büyük derinlik yatıyor. Yerin bende hep ayrı kalacak “Cemile”! Hiç seni dinleyemedik, kimse sana “Ne hisediyorsun? Nasılsın? İyi misin?” bile sormasada senin anlatacak çok şeyin olduğuna eminim. Derin kitap okumak isteyip, birileriyle beraber kitabı uzun uzun konuşub, tartışmak, sizi kitabın düşündürmesini istiyorsanız okuyun mutlaka. Yazarın tüm kitaplarını mutlaka okumak istiyorum. Güzel bir alıntıda bırakıyorum size kitaptan: “İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.” Güzel okumalar ve kitapla kalın #kitapyorum #kitap #kitapkurdu #kitapönerisi #kitapsözleri #bookstagram #kitapokumak #kitaplık #kitaplar #kitapalıntıları #instagram #kitapsevgisi #kitapokuyorum #kitapaşkı #kitapyorumu #kitapsever #books #kitapyurdu #şiir #bookshelf #kitaptavsiyesi #edebiyat #cemile #roman #okudumbitti #bookstagrammer #cengizaytmatov #aşkromanı
Cemile
8.1/10
· 16,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
21
80 syf.
·
8/10 puan
Cemile
Bir çok insan ve yazarın en güzel aşk hikayesi olarak değerlendirildiğini okuduğumda heyecanlandım ve merak içindeydim. Diğer aşk hikayelerinde olmayan ne olabilir kitapta. Bittiğinde ise kendine sordum “ Senin için en güzel aşk hikayesi mi ? “ diye. Benim için en güzel aşk hikayesi mi emin değilim fakat bir çık duyguyu aynı an da hissedebildiğim tek kitap kesinlikle.
Cemile
8.1/10
· 16,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
27
Ali misir
Cemile'yi inceledi.
80 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Cengiz Aytmatov'a ilk büyük şöhretini kazandıran hikâyesiymiş Cemile. Neşeli, şakacı, sürekli türküler söyleyen çok güzel bir kadın Cemile ile savaştan sakat dönen Danyar'in hikâyesi. Cemile'nin Savaştaki kocasının erkek kardeşi, yani Cemile'nin "kiçine bala"sı Seyit'in anlatımıyla geçen öykü. Bir gün ikisi, köyde bir başına yaşayıp giden yaralı asker Danyar'la birlikte, çuvallarla buğday taşıma işine koyulurlar. Bir akşam dönüş yolunda Danyar türkü söylemeye başlayınca bu sessiz, kimsesiz, tuhaf adamın ruhunun derinliklerinde sakladığı yaşam sevinci duyurur kendini. Bu, bir aşkın filizlenen ilk tohumudur.. -Louis Aragon'un- "Dünyanın en güzel aşk hikâyesi." dediği hikâye Cemile.
Cemile
8.1/10
· 16,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
25