Adı:
Cemile - Sultanmurat
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754370188
Kitabın türü:
Çeviri:
Refik Özdek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Cemile yazara ilk büyük şöhreti kazandıran eseridir. "İşte şimdi burada, Villon'un, Hugo'nun, Baudelaire'nin Paris'inde, kralların ve devrimlerin Paris'inde, ressamların yüzyıllık Paris'i olmakla övünen her taşı ya bir tarihi, ya bir efsaneyi hatırlatan şu Paris'te Werther, Bérénice, Antoine ve Kleopatra, Manon Lescaut, Education Sentimentale, Dominique, hepsi birdenbire gözümden düşüverdi. Çünkü ben Cemile'yi okudum. Roméo Juliette, Paolo ve Francesca, Hernani ve Dona Sol, artık bunların hiçbiri gözümde değil, çünkü ben ikinci cihan savaşının üçüncü yılı yazında, 1943 yılının o Ağustos gecesinde Kurkureu vadisinde bir yerde Zahire arabaları ile giden Danyar ve Cemile'ye, bunların hikâyesini anlatan küçük Seyit'e rastladım."(Louis Aragon)
İki farklı kitabın birleşimiyle oluşturulmuş. Cemile’de ; Ana karakterimiz olan güzeller güzeli yeni gelin Cemile’nin kocası savaşa gitmiş ve küçük kaynı Seyit, kaynanası ve kayınpederi ile yaşamaya devam etmiş, arada sırada kocasından gelen mektuplarda gelenekler gereği sevgi ve aşk sözcüklerine yer veremeyen kocası Sadık. Ne zaman geleceği belli olmayan kocasının ve yaşadığı Kolhoz’da diğer erkekler tarafından göz hapsine ve zaman zaman tacizlere maruz kalan taze gelin. Kolhozda çalışacak yeterince erkek kalmadığından dolayı askerlere yardım amaçlı Cemile ve onu korumaya çalışan 14 yaşındaki kaynı ve Danyar isimli ayağı sakatlanan bir adamla yük taşımaya başlıyorlar. Bu süreçte Danyar gözünü Cemile’den alamıyor ve içten içe yanarak bu yasak aşkı kalbinde söndüremiyor. Zamanla Cemile ve kaynı bu durumu yavaş yavaş fark ediyorlar ve kocasının savaştan dönme zamanı yaklaştıkça durumlar değişiyor.
Sultanmurat’ta ; Öyle bir köy düşünün ki köyün tüm erkekleri savaşa gitmiş, köyde kalanlar çocuklar, kadınlar ve ihtiyarlar kalmış. Soğuk ve yoklukla başedebilmek için tarlaların birileri tarafından sürülmesi ve ekilmesi gerekiyor. Bu görevi de henüz okul çağındaki 5 çocuğa veriyorlar. Bunlardan bir tanesi de güzel sınıf arkadaşı Mirzagül'ü seven Sultanmurat. Atlarla çift sürerken yaşlılardan aldıkları öğütleri, yapması gerektikleri püf noktaları görüyoruz. Kitap aşk öğesine fazla yer verememiş ama birlik-beraberliğin tüm imkansızlıklar ve yokluklarla başedilebileceğini ankatmakta. Kitabın sonu garipçe kesilse de güzel bir eser. Kitap tanımında övgülerle söz eden Louis Aragon’un söyledikleri abartısız duruyor. Aytmatov okumaya devam edeyim, bakalım sırada hangi kitabı bitecek. Kesinlikle tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar.
Merhaba 1000Kitap Üyeleri

Bu kitap iki ayrı romanın birleştirilmesiyle oluşmuş bir kitap dostlar. İkisinde de aşk hikayesi var; yalnız ilk bölüm olan Cemile de bu aşk hikayesi daha çok baskın. Aşkın gözü kör etmesi ana fikri ile tüm köyü karşısına alan bir kadının hikayesini anlatıyor. İkinci bölümde ise; daha uzun olan bu bölümde, yine bir aşk hikayesi var, ama bununla birlikte işin içine Aytmatov’un tüm eserlerinde olduğu gibi savaş yaraları ve acıları daha baskın duygular. Köydeki erkeklerin askerden dönememesi, kadınların ve kalan ailelerin çektikleri çilelerden daha çok bahsedilmiş bir bölüm.

Yazar hakkında daha ne diyebilirim bilmiyorum. Cengiz Aytmatov yazan tüm kitapları rahatlıkla okuyabilirsiniz arkadaşlar. En iyi yazıyla, kalemle romanı göz önünde canlandırma yapan kişi benim gözümde Aytmatov’dur.

Sadece bu kitabı değil, tüm kitaplarını tavsiye ediyorum. İyi okumalar…
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.275 Oy)19.031 beğeni43.281 okunma2.977 alıntı182.561 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (7.878 Oy)8.832 beğeni26.282 okunma2.644 alıntı114.440 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.694 Oy)13.389 beğeni34.458 okunma3.374 alıntı145.731 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.533 Oy)8.813 beğeni28.640 okunma836 alıntı139.337 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.554 Oy)9.058 beğeni25.290 okunma1.491 alıntı126.202 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.689 Oy)11.431 beğeni28.457 okunma1.561 alıntı149.199 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.644 Oy)5.749 beğeni19.620 okunma830 alıntı100.912 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.436 Oy)8.013 beğeni22.728 okunma816 alıntı89.499 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.254 Oy)9.224 beğeni25.543 okunma1.783 alıntı118.377 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.987 Oy)5.393 beğeni17.287 okunma1.000 alıntı60.035 gösterim
Benim Cengiz Aytmatov'dan okuduğum ilk kitap olan bu kitap iki farklı hikaye barındırıyor içinde. Bu iki hikayede de ana tema savaş ve savaşın insanlara yaşattıkları.
İlk hikaye olan Cemile'de savaş biraz ikinci plana atılıp daha çok aşkın insana olmaz denileni yapacak cesareti vermesi anlatılsa da savaşın izlerini de görebiliyoruz.
İlk hikayeden daha uzun olan ikinci hikaye olan Sultanmurat'ta ise savaşın izleri net bir şekilde görülürken aşk biraz daha geri planda işlenmiş. Savaş döneminde okula giden çocukların okullarda alınıp savaş için çalıştırılması anlatılıyor.
Açıkçası ben ilk hikayeyi daha çok sevdim. Duygu geçişleri o kadar güzel anlatılmış ki keşke biraz daha uzun olsaydı dedim. Yine de ilk kez okuduğum bir yazar olmasına rağmen Aytmatov'un kalemine hemen alıştım ve anlatımı beni hiç zorlamadı.
Yazarla ilk kez okuyacaksınız bu iki hikaye ile başlayabilirsiniz bence.
Not: Kitabım babamın kütüphanesinden ve benimle yaşıt. Bu yüzden okurken nedensizce ayrı bir keyif aldım.
Kitap 2 bölümden olusuyor;daha doğrusu iki kitap birarada.Cengiz Aytmatov 'un adını duyuran Cemile'si 71 sayfa ..Kitapta, Kocası askere giden Cemile'nin kocasını beklerken sabrı ,toplumun yalnız kadına bakışı ,kadının zaman zaman vazgeçisleri çok güzel anlatılmış. Biraz daha uzun olsaydı keşke...
2.Bölüm Sultanmurat.Bir köyün erkeklerinin askere gitmesiyle,diğer işler köydeki okuyan çocuklara kalır.Sultanmurat da askerdeki babası ve tüm askerler için okulu bırakıp ,onlara gönderilecek yiyecek için,çalışan yigitlerden biridir.Manas Destanını hatırlatarak işlenen Sultanmurat ve Mirzagül aşkı da kitaba heyecan katmış.
Son olarak iki kitap da birbirinden güzel okumanızı tavsiye ederim.
İki ayrı hikayeyi okuyoruz.Birinci hikaye Cemile , bir Kırgız köyünde yaşayan Cemile'nin aşk uğruna ezberleri bozması ve köyde yaşananları Cemilenin kayın biraderinin dilinden anlatılması...
İkinci hikaye Sultan Murat, I. Dünya Savaşı sırasında Kırgız köylerinden birinde savaşın etkisinden dolayı köy halkının yaşadıkları anlatılıyor...
Öyküler beni çok fazla kitabın içinde barındıramadılar... Yine de Cengiz Aytmatov sevenlerin ilgisini çekebilir diye düşünüyorum....
Hikayeleri okuyunca birkez daha savaşa lanet edip , savaşta acı çeken, okullarından yerlerinden yurtlarından olan
tüm çocuklara,
babası savaşta yiten
tüm çocuklara
birkez daha üzülüyorsunuz.
Ve bir de Cemile'nin o aşkına sahip çıkan cesur yüreğine hayran kalıyorsun. O kadar etkileniyorsun ki , o şiirsel tablodan,o hikayeden asla Cemile'ye kızamıyorsun, ona bu yaptığını çok göremiyorsun:(
Belki dünyanın en güzel aşk hikayesi değildi ama saf, güzel bir hikayeydi. Cemile doğru mu yapmıştı ? Cemile'nin doğrusu bizim doğrumuz olmak zorunda mıydı ? Tartışılır da tartışılır :)

----
Sultanmurat

Ben Sultanmurat'ta aşırı umutlanıp, büyük beklentiler içine girdim. Sanıyorum bu yüzden diğer hikayelerden daha çok üzdü beni. Yine savaş ve kıtlıkla boğuşan bir Kırgız köyü. Yine mücadelesinden yılmayan Türkler ama buradaki yılmayanların başında küçük çocuklarımız var. Aytmatov'un çocuk karakterleri çok değerlidir, onlara büyük sorumluluklar yükler. Sanıyorum kendi yaşamından kalan bir şey bu. Çocuk karakterler babalarının yerini tutan büyük insanlar gibi hareket etmeye çalışırlar ama çocukturlar nihayetinde. Sultanmurat'ta eminim küçük olduğu için yakınmıştır. Yürekleri kocaman ama yaşları ufak bu insanlar binbir emekle tarla sürmeye çalışırlar. Güzel bir kıza da aşıktır Sultanmurat. Hikayenin sonrasını yazsaydı Aymatov kesin onları da kavuşturmazdı. Çünkü bu hikayeler gerçek hayatın, acının bir parçası. Sahte umutlara, yapay hikayelerdeki mutlu sonlara ulaşılmaz burada. Ölüm vardır, emek vardır, mücadele vardır. İnsanların yüzüne çarpar adeta ''Bakın biz böyle var olduk, böyle öldük böyle yeniden doğduk'' der.
Bu hikaye bütün yürekli Kırgız çocuklarına ait olmalı...
Kitapta iki ayrı hikaye var. İkisinde de konu aşk gibi görünse de aslında savaş zamanı geride kalanların yaşadığı zorluklar anlatılıyor. Betimlemeler dozunda, sıkmıyor.
Yazara dünyaca meşhur bir isim olmanın kapılarını açan eseri Cemile’de ise dibace, “İşte yine o mütevazı çerçeveli tablonun karşısındayım…” cümlesiyle olmaktadır. Burada anlatıcı şahıs, yıllar evvel kendisinin çizdiği bir tablonun karşısına geçmiş ve ardından tabloda yer alan iki kişiyi uzun uzadıya anlatmıştır. Yengesi olan Cemile’nin ve onun aşığı Danyar’ın el ele tutuşarak köyü terk etmelerini resmetmiştir ve aslında hikâyenin daha başlangıcında, dikkatli okurlar için final sahnesi ortaya konmuştur.

Sultan Murat'ta ise savaş nedeniyle boşalan köydeki bütün işleri omuzlamak zorunda kalan çocukların hikayesi yine nefis bir üslupla anlatılıyor.
Yazarın okuduğum 3. kitabı ortam aynı savaş, ekin, evde bekleyen kadınlar çocuklar... Böyle olunca da kitabın sonunu az çok tahmin edebiliyorsunuz. (bu yönünü sevmedim) Yazarın anlatımı o anları, o ortamı yaşatıyor. (kitaplarının güzel yanı) sultan murat hikayesinin sonu yarım kalmış gibi bizim hayalimize bırakmış galiba yazar.
Duru, dupduru bir hikâye var satırlarda. Sanatlı, çetrefilli, uzun cümleler olmadan da sadeliğiyle, doğallığıyla sizi çekip içine alan güzel iki roman bir arada. Belki de çocukların gözünden anlatıldığı içindir o masum, basit ancak duygu dolu hikayenin güzelliği...
Cengiz Aytmatov'la tanışma kitabım oldu Cemile - Sultanmurat, çokta memnun oldum. Kitap Aytmatov'un iki kitabının bir araya getirilip basıldığı bir kitap.
İlk öykümüz Cemile'ydi, savaş zamanında erkekler cepheneye gider, geri de kadınlar ve çocuklar kalır. Erkekler cephede savaşırken aslında kadınlar da hayatla savaşıyor. Ev geçindirmek, aileyi bir arada tutmak, kendini korumak vs. vs.
Olay kahramanımız Cemile etrafında gelişiyor. Kitap da yasak aşk vardı. Herkes Cemile'yi yargılayacaktır muhtemel. Ama ben yargılayamam o şartlarda biz ne yapardık önce bunu düşünelim. Zaten kocasında Cemile gittikten sonra "kadının altın saçlısı bile en aşağı erkekten daha aşşaglıktır." diyor. Insanın "Müstehak bu adama." diyeceği geliyor. Bissürü spoi verdim affoluna.

İkinci öykümüzse Sultanmurat, Cemile'yi bi tık daha çok sevdim ama bu da güzeldi. Yine SAVAŞ'a giden erkeklerin ardında bıraktıkları. Yiyecek tahıl üretmek için okuldan alınan çocukların zorlu yaşamı. Annelerinin eşsiz çocuksuz hüzün dolu günleri anlatılıyor.
Senin baban da cephede.
- Benimki de!
- Benim babam da!
- Benim babam da!
- Benim ki de!
Yalnız şunu bilmelisin ki, mutluluk ancak namus ve haysiyetini koruduğun sürece vardır.
Cengiz Aytmatov
Sayfa 18 - Ötüken Neşriyat (cemile)
Hem konuşmaya ne gerek vardı? İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez...
Cengiz Aytmatov
Sayfa 47 - Ötüken Neşriyat (cemile)
"O, mutluluğu düşünmüyordu. Çünkü insan mutlu ise onu düşünmez. O, bundan güzel bir dünya, babasından iyi bir baba olmadığını düşünüyordu yalnız."
"Eğer insan için mutluluk geçmişte ya da gelecekte değil de yalnız yaşanan zamanda varsa, işte o gün, o yolculukta Sultanmurat bunu tam olarak duyuyor, yaşıyordu."
"Savaştan önce olan her şey başka bir dünyaya ait idi. Savaş öncesi bir zaman olmamıştı, o zaman yaşanmamıştı sanki."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cemile - Sultanmurat
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754370188
Kitabın türü:
Çeviri:
Refik Özdek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Cemile yazara ilk büyük şöhreti kazandıran eseridir. "İşte şimdi burada, Villon'un, Hugo'nun, Baudelaire'nin Paris'inde, kralların ve devrimlerin Paris'inde, ressamların yüzyıllık Paris'i olmakla övünen her taşı ya bir tarihi, ya bir efsaneyi hatırlatan şu Paris'te Werther, Bérénice, Antoine ve Kleopatra, Manon Lescaut, Education Sentimentale, Dominique, hepsi birdenbire gözümden düşüverdi. Çünkü ben Cemile'yi okudum. Roméo Juliette, Paolo ve Francesca, Hernani ve Dona Sol, artık bunların hiçbiri gözümde değil, çünkü ben ikinci cihan savaşının üçüncü yılı yazında, 1943 yılının o Ağustos gecesinde Kurkureu vadisinde bir yerde Zahire arabaları ile giden Danyar ve Cemile'ye, bunların hikâyesini anlatan küçük Seyit'e rastladım."(Louis Aragon)

Kitabı okuyanlar 503 okur

  • Yusuf Kadri Şirinkan
  • Hüseyin Cantürk
  • Hakan Kılıç
  • Ayşe Nurdan Kula
  • Semra Gökhan
  • ~Büşra
  • Drkitapsever
  • Elif Ezgi
  • Burcu Açıkel
  • Bahattin Doğanay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.5
14-17 Yaş
%5.1
18-24 Yaş
%23.4
25-34 Yaş
%35
35-44 Yaş
%24.9
45-54 Yaş
%8.1
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%0.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.5
Erkek
%41.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.5 (39)
9
%19.7 (28)
8
%26.1 (37)
7
%16.9 (24)
6
%7 (10)
5
%1.4 (2)
4
%0.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0.7 (1)