Aşk,vefa, saadet...Hep birer yalandan ibaretti.Ve o,esasen bunları bildiği halde nasıl inanmış, hakikate karşı gözlerini nasıl kapayabilmişti? Nihayet bir gün yine böyle olacak değil miydi? Ah bu erkekler !
Ve gözleri,onun gözlerine tesadüf eder etmez vücudundan bir şey akıp geçti.Bu siyah gözlerde öyle içe işleyici,sanki damarlarının içine giren bir şey vardı ki onun ruhunun derinliklerinden titretmişti.
Ne kağıt yeter ne kalem,
Mesut sanmam için kendimi.
Bunların hepsi... hepsi fasafiso.
Ne takayım,ne tekneyim,
Öyle bir yerde olmalıyım
Öyle bir yerde olmayalım ki,
Ne karpuz kabuğu gibi,
Ne ışık,ne sis,ne buğu gibi...
İnsan gibi.