Funda Sağ

Funda Sağ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 23:50
·
2025 51. kitabı
Ayşenur Kurtuluş Peltek
9/10 · 8 okunma
Reklam
Başlangıçta zor oldu tabii Lilya için doğup büyüdüğü yeri terk etmek. Terk etmek demeyelim de bırakıp gitmek diyelim. Demeyelim mi? O da olmadı, değil mi? Ailesi, akrabaları, arkadaşları hep buradaydı. Bırakıp gitmek deyince de pek olmadı sanki. Arkada bırakmak? Bırakmak biraz şey oluyor... Şey işte! Bırakmıyorlar aslında. Yeni yerler görmek isteyenler bırakmış olmuyor geçmişi. Giden gidiyor, kalan kalıyor işte... Dur dur, toparlıyorum! Uzak kalmak, özlemek. Oldu galiba. Baştan alıyorum... Başlangıçta zor geldi tabii Lilya'ya doğup büyüdüğü yerden, sevdiklerinden uzak kalacağını düşünmek. Daha şimdiden özlediğini hissediyordu. Özlediğini hissediyorsa gitmeye gönlü vardı demek ki. Gittiğini hayal edersen, gitmeye karar vermiş olur musun? Olursun galiba. Kendini başka bir yerde hayal etmek, sevdiklerini özleyeceğini düşünmek...
Sayfa 44·Kitabı okudu
Saat önemlidir, sana zamanı ve yapacaklarını hatırlatır. Yapman gereken işleri ve yapamadıklarını da. Sınırlı olan hayatı düzenlemeni sağlar. Evet, saat önemli. Ama... Ama her şey değil, evlat. Biliyorum, yapman gereken işler var. Yetişmen gereken yerler var. Onları yapmalısın ama hayatı da ıskalamamalısın. Ben bu mektubu sana yazarken kırlangıçlar göç ediyordu. Mektup yazarken izleyemedim, kaçırdım mesela. Sen yine düzenli ol. çalış, çaba göster, zamanı çok iyi değerlendir ama kırlangıçların göç etmesini kaçırma. Ayçiçeklerinin açtığı zamanı. hanımeli çiçeklerinin kokusunu, gün doğumunu atlama. Zaman önemli ama bazen de akşam vakti açan çiçekleri seyret zamanı düşünmeden... Kıyıya vuran dalgaları hiç bitmeyecekmiş gibi izle. Mutlu ol. unutma, insanın gerçek zenginliği istediği her şeye sahip olabilmesi değil; kendini mutlu edebilmesidir. En büyük zenginlik bu. Sakın unutma, evlat. Her şey zamanında güzel. Ben saatlerin büyüsüne kapılıp kaçırdım bunların çoğunu ama sen kaçırma.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Ağabeyim de tam bir soru canavarı. Adı gibi Muhteşem soru çözer ama diğer konularda pek muhteşem sayılmaz. Soru çözmediği zamanlarda onunla konuşmaya çalışıyorum ama pek de başarılı olamıyorum. "Nasılsın?" diye sorduğumda benden şık bekliyor. Onunla birlikte bisiklet sürmeyi, bulutlara bakıp şekil çıkarmaca oynamayı, gökyüzünde o yıldız senin, bu yıldız benim oynamayı çok isterdim. Bu arada bu oyunu kendim buldum. Birlikte kitap okumayı, hayal kurmayı çok isterdim ama... Her gün bir ton soru çözüyor. Gözlerinin içine bakınca a, b, c, d, e şıklarını görebiliyorum. Kafasını kaldırıp pencereye konan güvercinleri bile görmediğine eminim.
Sayfa 18·Kitabı okudu