Funda Sağ

Funda Sağ
Gençlik denen macera, eninde sonunda sönecek bir ateşten ibaretmiş. Şimdi buzlar içinde, o ateşi özlüyorum. Lakin gailesini de pekâlâ hatırlıyorum. Ne hamlık kolaydı ne de ateşte döne döne pişmek. Gençliğin alameti, her şeyi bildiğine vehmetmek, ziynetiyse görkemli bir cehaletti. Heyhat, bazı şeyler zamanla idrak ediliyor. Beşer şaşkınlığından sıyrıldığında genellikle de iş işten geçmiş oluyor. Hayat, sırayla giydiğimiz bir hırkaysa bile, başkasının çıkardığı, üstümüze bol geliyor. Bizden evvelkilerin tecrübelerini şıkır şıkır kuşanamıyoruz, herkes kendi ateşinde yanmak istiyor.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ne ben eskisi gibiyim artık ne de hayat eskiden önümde uzanan o uzun, güneşli yol. Yolun gittikçe kısaldığını, göğün usul usul karardığını anlayan herkes gibi, nicedir hep geriye doğru yürümeye, handiyse kaçmaya uğraşıyorum. Her fırsatta maziyi ortaya dökmeler, kırılıp dökülmeler hep bundan. Yaşımdan çok erken çöktüğümün farkındayım ama zaten insanı yaşı değil, hayatı yaşlandırıyor. Bazen yaşadıkları, bazen de yaşayamadıkları. Kuracak hayali kalmayan, otuzunda bile doksanına varabiliyor. Önce ruh pörsüyor, sonra beden de ona uyuyor. Bunu maalesef kendimden biliyorum. Gençken, önümde uzanan o uzun yola bakardım. Bugünse, yolun sonuna yaklaştığımın hoyrat, küstah, nadan alametlerini seyrediyorum.
Sayfa 81·Kitabı okuyor
İşin esası, gençliğimde de kendimi güzel bulmazdım fakat gençliğin bizatihi güzellik olduğunu yaşlanınca anladım.
Sayfa 81·Kitabı okuyor
Belki deli olabilirim ama haklılığı mutluluğa yeğleyecek kadar aptal değilim.
Sayfa 75·Kitabı okuyor
Ne güzel, ne mutlu günmüş diyorum dönüp bakınca. Oysa o gün biri kulağıma eğilip, "Şimdi mutlusun, ileride bugünü mutluluğa emsal hatırlayacaksın" diye fısıldasa, hayatta inanmazdım.
Sayfa 46·Kitabı okuyor