Funda Sağ

Ne kadar içler acısıydı hâli! Yorgun, bitkin, sevgiye muhtaç. Ama kim sevgiye muhtaç değildi ki? Bir gün, küçük bir an bu duyguyu tatmış olsa, sevilse, öpülse, okşansa, şımartılsa her şey başka türlü olabilirdi oysa.
Sayfa 191·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Belki de insan olmak diye bir şey yoktu, insan olunamıyordu. Önce kavram bulunmuş, sonra da bu keşfe bir değer yüklenmişti. Anlam, mana, kutsallık hepsi bu taşkının altında anlamsızlaşıyor, boşa düşüyordu.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Lojman ondan Metin'i de almıştı. Hem de en başından itibaren. Buraya taşındıkları günden beri sinsice örmüştü ağlarını. Nasıl örüldüğünü görmese de o ağlar hep orada, iş başındaydı. Ağı delip geçmek için yaptığı her hamle, ağın esnekliğince içeriliyor, gözünün önüne bir perde çekerek hakikatten kopardığı yetmezmiş gibi görünmez bağlarla sıkıca kavrıyor, kurtulmak istediği o arkaik, boğucu, sıradan ilişkilerin orta yerine seriyordu cesetlerini. Üstelik anlıyordu ki onlara vicdanı, durmaksızın çalışmayı, emek vermeyi dayatmış, en güzel yıllarını değersizleştirip paçavraya çevirmişti. Öfkesi dinmek bilmiyordu. Bu saçmalıktan kurtuluş ihtimali varsa bile kendisini de yok edecek bir patlamanın yıkıntılarından doğacaktı. Yıkma dürtüsünün yaratma dürtüsü olduğunu hangi kitapta okumuştu, hatırlayamadı.
Sayfa 162·Kitabı okudu
Metin üniversiteyi bitirip öğretmen olarak atandığında ne kadar talihsiz olduklarının farkında bile değillerdi. En verimli zamanlarında oradan oraya sürüklenmiş, o şehirden bu şehre taşınmışlardı durmadan. Üstelik üç çocuk yaparak talihsizliklerini kendi elleriyle taçlandırmışlardı. Görkem'in doğumuyla başlayan kavgalar çığ gibi büyümüş, onları birer yabancıya dönüştürmüştü. O büyülü anların enkazından geriye, lojmanın griliği ve çocukların bencil, bitmeyen istekleri kalmıştı. Bu ikisi şiirli geceleri sona erdirmiş, aşk dolu bakışları buğulandırmıştı. Kendilerine has ışıltıları sönmüş, tamamen çaresiz bırakılmışlardı.
Sayfa 155·Kitabı okudu
Kardeşi doğduğundan beri ona sevimli gelmemişti. İğrenç bir sülüktü. Yumuş yumuş, doyasıya dişlenesiydi. Yalpalayarak yürüyeceği zamanların geleceğini bilmek can sıkıcıydı. Onun adım atmaya yüz tutmuş ayaklarını ezmek, sakatlamak, mümkünse bacaklarından koparmak istiyordu.
Sayfa 152·Kitabı okudu