Sokratesin idamı öncesi Kriton'un ona yaptığı kaçma telkini üzerine yapılan konuşma metni.
Sokrates kaçma telkinlerine cevabını Erdemli yaşamak temeli üzerinde veriyor.
Sokrates ve Eflatun'un Sokratesin davasının öncesinde yaptıkları konuşmayı öykünen metinde yobazca dindarlık yapan eflatuna dini ve Tanrıyı kavramaya çalışan Sokratesin verdiği ayar.
Zamanımızda bu yobaz tavrı kimi islami kesimlerde ve kemalist kesimlerde rahatlıkla görebiliriz. Bunun yanında sorgulayıcı ve kavrayıcı tavır ile inandığı yola daha iyi etki etmek isteyen kesimde azınlıkla bulunuyor.
Sokratesin münazara yeteneği ve yanı sıra çok tanrıcılıkla olan karşıt münasebeti de şahsi olarak dikkatimi çekti.
Harika bir sosyalizm distopyası denilebilir ancak bu kavram altınada mahkum bırakılmamalı. Eser insanlığın geleceğini şuan hayal ettiğimiz herşeyin gerçek oluşunun sonucuyla resmetmiş. Muazzam bir anlatı, metod ve dil kullanımı da insana keyif veriyor, çeviren kişi de işini iyi yapınca ortaya böyle bir yapıt çıkmış
Derginin çıkması başlıbaşına bir mutluluk kaynağı ancak içerisinden kıymetli yazılar okudukça daha bir umut doluyor insan. Şuan en beğendiğim yazılar Asrın Tok ve Emirhan Karakabak'ın yazdıkları oldu. Emirhan hakkında 2 sene önce Yusuf Kaplan bir yazı yazmıştı. Yusuf Kaplanın değerli gördüğü birnin değerli olması da şaşırtıcı değil. İnşaAllah derginin bol bol okunduğu, okunmasa da fikirlerin insanlar arasında yayıldığı günler yaşanır.
"Hakikati avuçlayamazsın, ona yalnızca dokunabilirsin."
Kitabın ismi Hakikatin anlamı olsa da, yukarıya yazdığım olgu bile gerçekleşmemiş, hakikate dokunulmamış belki selam verilmiş. Hatta kafa selamı bile olabilir. Yani Selamunaleyküm değilde "Hey naber?" düzeyinde bir selam. Tabi bu benim anladığım. Belki ben algılayamadığımdan ortalarda artık dayanamayıp "Ya ne anlatıyosun abi hadi da bir şeyler söyle!" dedim. Var mı okuyan? Çeviriden ötürü olabilir mi?