Furkan Birkanım

Furkan Birkanım
@furkanbirkanim
7/10
·224 syf.·
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Kitabı hazırlayandan biraz bahsedeyim de aradan çıksın. Üzerinde pek uğraşılmayan bir hazırlama(!) olmuş. Ali Fuat Örenç, bu konuda net bir şekilde sınıfta kalmış. Adeta aslında kopyala yapıştır formatında oluşturulan kitap, fazlaca farsça, yani osmanlıca, ifade içermekte. Normalde böyle şeylere pek takılmam, ancak gerek kitabın sunuş kısmında kitabın genel hatlarıyla yağlandıra ballandıra anlatılması, gerekse hazırlayan tarafından çok iş yapılmış gibi lanse edilmesi trajikomik bir durum. Yani bazı kimseler anlayabiliyor diye birçok meraklı okurun hevesini kursağında bırakmaya gerek yok. Eğer meraklıysanız ve Osmanlıcanız zayıfsa, kitabı almadan önce etraflıca düşünebilirsiniz. Gelelim asıl konumuza. Topçu subayı Şemsettin (Ergün) Efendinin hatıratı, Darülfünun Hukuk Fakültesini terk edip orduya yazılmasıyla başlıyor, ardından başından geçen olaylara onun gözünden şahit oluyoruz. Savaş eğitimi, divan-ı harpte yargılanması, bombardımanlar, hastalıklar... Ve en son esirlik döneminde yaşadığı zorluklar, İngilizlerin türlü türlü kandırmacaları, intihar teşebbüsleri... Savaşın en kötü yüzünü görüyoruz, Şemsettin Efendi'nin hatıratında. Ve en sonunda, Şemsettin Efendi ve arkadaşlarının esirlikten azad oluşuna şahit oluyor, onunla beraber seviniyoruz. Eğer ki 1.Paylaşım Savaşı'nın Osmanlı açısından son demlerine şahit olmak istiyorsanız, yukarıda yazdığım uyarıyı da dikkate alarak kitaba bir göz atabilirsiniz.
Filistin Cephesinde Bir Türk AskeriŞemsettin Ergün · Kronik Kitap · 20256 okunma
Reklam
10/10
·58 syf.·
Beğendi
·
2025 24. kitabı
Tek kelimeyle harika... Zaten yazılarının kalitesi tartışmaya kapalı olan Stefan ZweigStefan Zweig 'dan Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castello Calvin'eVicdan Zorbalığa Karşı ya da Castello Calvin'e kitabından sonra bir şaheser daha okumuş oldum. Yazarın novella türünde yazdığı bu eser dilinin sadeliği ve akıcılığı, betimlemelerin yerinde ve gerektiği kadar kullanılmasıyla okuru sıkmıyor. Ayrıca, olay örgüsü okuru içine çekiyor, satranç tahtasındaki taşların arasında kayboluyorsunuz adeta... Son bir şey daha, kitap satranç oynamaya muazzam derecede teşvik ediyor. Pardon, oynamak dedim. Bilimle oynanılamaz sonuçta değil mi? Ne diyelim, Dr. B. gibi olmamak dileğiyle ;)
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
10/10
·200 syf.·
Beğendi
·
2025 22. kitabı
Açıkçası lafı uzatmaya gerek yok, kitap tam bir şaheser benim gözümde. Bundan dolayı bu kitabın oluşum aşamasında emeği geçen herkese teşekkür ederek başlamak istiyorum, kafama takılan olayları açıklayıp yeni bilgiler öğrenmemi sağladığı için. Yazarın üslubu sade ve akıcıydı, bundan dolayı okurken herhangi bir zorluk yaşamadım, hatta olayları heyecanlı bir şekilde takip ettim diyebilirim. Biraz da içeriğinden bahsedecek olursak, yazar bizlere İstanbul'un kaybolan tarihini, daha doğrusu tarihi yapılarını, evvelinde geçen o yapıyla alakalı olayları veya şahsiyetleri okuyucunun kafasını karıştırmadan, yerinde bilgiler vererek ve bunu yaparken de kronolojik sıraya dikkat ederek, özet havasında işlemekte, ardından da yapının akıbetini bizlere iletmekte. Kitapta 1935 yılında ülkemize davet edilen Henry Prost'un imar planının, Lütfi Kırdar'ın İstanbul'a vali olduğu tarihte planın uygulanmasının hız kazanmasını, ardından da Menderes döneminde zirve yapmasını, yani önüne geçen her yapıyı sözde yol yapma bahanesiyle yıkıp adeta şehrin uzuvlarını birer birer koparmasını görüyoruz. Ne acıdır ki ülkemiz gerek sosyal gerekse kültürel değerlerinden Menderes ve onun gibi sözde vatan sevdalıları(!) yüzünden mahrum kalmış, bahse konu değerler bir hiç uğruna tarihin tozlu raflarına gömülmüştür. Yazımın başında da belirttiğim üzere, yazara gözümün açılmasını sağladığından dolayı teşekkür ediyorum. Umarım bu yazıyı okuyan insanlar da yazdıklarımı dikkate alır, en azından kimin ne olduğunu sorgulamaya başlar.
Kaybolan Tarihin PeşindeMehmet Dilbaz · Timaş Yayınları · 2019104 okunma
REZALET!!!!
1/10
·190 syf.·
2025 5. kitabı
Yazar da zamanında kitaptaki "aylak" herif gibi düşünüyorduysa yazık. Kitapta kendinin aylak olduğunu iddia eden bir herifin sapkınlığının normalleştirilmesi işlenmekte. Nasıl mı? Tabii ki de her zaman olduğu gibi sözde " bazı psikolojik problemler" veya "ailesel problemler" vasıtasıyla. Karakterimiz çapkınlığı kadar ahlaksızlığıyla da ünlü bir zat-ı zerzevat. Sürekli milletin eşine dostuna sarkıntılık eden ve bundan da zevk alan, sonra da "ben aylakım" diyip olaylardan kaçan bir insan(!). Sürekli sarkıntılık ve sapkınlık olaylarının işlenmesi, okurken beni rahatsız etti. Toplum ahlakını ziyadesiyle bozabilecek bir kitap olduğunu ve okuduğum zamana yazık olduğunu düşünüyorum. Kitabın yazım biçimine gelecek olursak bilinç akışı tekniğinden esintiler görüyoruz. Bu noktada her ne kadar Mrs.Dalloway kitabından daha iyi bir kullanım görülse de yine de konu içeriği bakımından sınıfta kalmış bir kullanım olmuş. Kısacası kağıt israfından başka bir şey değil.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202571bin okunma
1/10
·111 syf.·
2025 1. kitabı
Öncelikle kitabı hiç beğenmediğimi belirtmek istiyorum. Kitaptaki öykülerin konusu bunun başlıca sebeplerinden olsa da, kitabın akıcılığında da göze çarpan belli başlı sorunlar mevcut. Mesela devrik cümlelerin gerektiğinden fazla olması, betimlemelerin çok sayıda ve yerli yersiz kullanılması okurken bunalmama neden oldu. Bunun haricinde kitaptaki öykülerin konusuyla alakalı da çok ciddi problemler olduğunu düşünüyorum, kitap sanki belirli kimselere yaranmak için yazılmış. Sürekli mültecileri acındırma çabası, onları sanki günahsız varlıklarmış gibi gösterme çabası midemi bulandırdı. İlk incelememi de bu kitapla yazmış olmam gerçekten üzücü bir durum.
Cam KenarıYıldız Ramazanoğlu · İz Yayıncılık · 202143 okunma