Furkan Deniz

Serenad
Yeşil pencerenden bir gül at bana, Işıklarla dolsun kalbimin içi. Geldim işte mevsim gibi kapına Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ. Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak, Ben aşkımla bahar getirdim sana; Tozlu yollarından geçtiğim uzak İklimden şarkılar getirdim sana. Şeffaf damlalarla titreyen, ağır Koncanın altında bükülmüş her sak. Seninçin dallardan süzülen ıtır, Seninçin karanfil, yasemin, zambak... Bir kuş sesi gelir dudaklarından; Gözlerin, gönlümde açan nergisler. Düşen öpüşlerdir dudaklarından Mor akasyalarda ürperen seher. Pencerenden bir gül attığın zaman Işıkla dolacak kalbimin içi. Geçiyorum mevsim gibi kapından Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Furkan Deniz

, şu anda okuyor
%31 (51/161 syf.)
Ahmet Muhip Dıranas
8.1/10 · 1.680 okunma
Cümbür Kâinat
Günlerin sabun köpüğü gibi eridiğini, eriyen günlerimi sonra mumla arayacağımı adım gibi biliyorum. Yaşanmış binlerce şeyden hatırlanmaya değer çok az şey kalacak olmasına ne demeli. Hepsi de iyi şeyler değil üstelik. Sesin kamburlaşmasına yol açan bu anı tortularını silmek süpürmek elimizden gelmiyor. Bunu yapabilenlere deli ya da dâhi diyoruz. Ne deliyim ne dâhi! Kendimi tanımlamam gerekirse, merakı nazar boncuğu gibi yakasında taşıyan bir öğrenciyim, diyebilirim.
Sayfa 35·Kitabı okuyor