Furkan Kara

Furkan Kara
@furkankara0
Münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi

Furkan Kara

, bir kitap okudu
Puan vermedi·182 syf.·
31 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2021 22:01
·
2021 16. kitabı
M. Kemal Sayar
8.2/10 · 748 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ülkede ne kadar cahil, nihayetinde de ne kadar suçlu olduğunu hesaplayın. İnsanın kişiliğinin şekillendiği erken çocukluk döneminde ve gençlik yıllarında bu insanları akıllıca yetiştirseydik, hayatın karanlık ormanında kılavuzsuz bırakmasaydık çoğu kendi vatanı için faydalı bir evlat olurdu. Ne bekliyorsunuz? Okul ve kitapların olmadığı sağlıklı, neşeli ve güzel hayata çağıran hiçbir sesin duyulmadığı bir yerde halktan ne isteyebilirsiniz ki? Milyonlarca insan hem fiziksel hem zihinsel hem de manevi olarak çürürken kimse bu kötü kokuyu almıyor; zira herkes kokuşmuş. Herkes kokuya karşı hissizleşti, buna alıştı. Bunun böyle olması gerektiğini düşünüyorlar.
Sayfa 104 - Can Yay.·Kitabı okudu
Ülkedeki nüfusun büyük bir bölümünün kaba olmasına katlanmak utanç vericidir. Bu eğitimli, kültürün güneşiyle aydınlanan bizlerin suçudur. Devlet, üst katlarında geniş pencereleri ve yüksek tavanları büyük aydınlık odaların bulunduğu, alt katlarında ise hemen hemen hiçbir penceresi olmayan karanlık, nemli, dar, yeraltı odalarının yer aldığı yüksek bir kuleye benzememelidir. Nufüsun esas kitlesinin eğitimsizliği kültürel bir suçtur, kendi kendinden çalmak, kendini yıkmak, kendinle alay etmektir. Henüz medeniyetle tanışmamış halklar için kendi ülkesinin zenginliklerinden istifade etmemesi nedeniyle fakir ve yoksul olarak yaşadıkları, böylece yok olduklarını söylerler.
Sayfa 103 - Can Yay.·Kitabı okudu
Hayattaki düzensizlikten en önemli nedenlerinden biri, herkesin refaha kavuşmayı istemesi ancak hiç kimsenin hayatını düzene sokmak istememesidir. Herkes hayattan almak ister fakat kimse ona bir şey vermeyi düşünmez. Bencil, soyguncu, istirmarcı, asalak, olarak atıldıkları hayatın anlamını başkalarının sırtından geçinmekte bulurlar. Bu hayat felsefesi aile içinde geçirdikleri uzun yıllar boyunca çocuklara aşılanmaktadır. Peki bunu kim yapar? Tabii ki ebeveynler. Çocuklar ve gençler birer bencil olarak büyümekte ve sadece kendini seven, sığ ve manen zayıf insanlara dönüşmektedirler. Tembel, açgözlü, duyarsız ve uçarı olurlar. Sonunda hiç kimseye ve hiçbir şeye vatana, insana, emeğe, büyük fikirlere, ebeveynlerine, kendilerine bile ne sevgi ne de saygı duyarlar. Ne ekersek onu biçeriz. Ne pişirirseniz onu yersiniz. Gençlerin zihnini ve ruhunu bakımsız bir tarla gibi boş bırakırsanız orada sadece ısırgan otu, devedikeni ve benzer yabani otlar yetişir. Anne ve babaların çocukların beynini ve ruhunu işlemeden bırakması ne akla uyar ne de vicdana. Onları sevgi dolu ilgiden mahrum etmeniz kabul edilemez, dahası bu ahlaksızlık ve suçtur. Çocukların iyi terbiye edilmemesi sadece aileyi değil toplumu ve devleti de ilgilendiren bir sorundur. İstediğiniz kadar mükemmel anayasalar yapın, seçim mevzuları düzenleyin, en özgürlükçü kanunları çıkarın, sosyalizmin veya komünizmin ‘mucizevi’ gücüne inanın, eğer yüz binlerce çocuğumuz dar görüşlü, faydasız insanlar olarak hayata adım atacaksa her türlü yasaya ve sosyal haklara rağmen hayatımız sefil, sönük ve ruhsuz olacaktır. Bu gençler arasından çıkan memurlar ihmalkâr, bakanlar siyasi madrabaz, milletvekilleri ise halkın sırtından kazanan vurguncular olacaktır. Okul, yeni nesillerin aklını ve kalbini körelten yerler olur. Basın ise
Sayfa 63 - Can Yay.·Kitabı okudu
Herkes hayattaki zorluklardan, acılardan ve düzensizlikten şikayet etmesine rağmen hayatı daha iyi, daha düzenli hale getirmek için kimse parmağını bile kıpırdatmıyor. Hepimiz hayata dışarıdan bakan seyircileriz sanki, her şeyi ve herkesi yargılamak görevlendirilmiş gibiyiz. Herkes büyük işler, büyük şahsiyetler, büyük sevinçler isteyip beklerken, kendisini ve çevresindeki hayatı alışılmış bayalığın milim bile üzerine yükseltmeyi düşünenlerin sayısı oldukça azdır. İnsanlar borçlarını ödememek için her yönteme başvuran vicdansız borçlulara benziyor.
Sayfa 124 - Can Yay.·Kitabı okudu