Etkili bir “hafıza” oluşturmak ve gücü arttırmak için deneyimin örüntülü ve tekrar edici olması gerekir. Ne var ki kaslarınızı ve beyninizi çalışmaya zorlamakla onları “strese” sokarsınız. Deneyimin kendisi stres yaratan bir unsurdur; sistemi etkileyen şey de strestir. Dolayısıyla mesela egzersiz yaparken susuz kalırsanız, bu stres sizi susatır çünkü beyniniz sizi gerekli olan sıvıları almanız için zorlamaya çalışır. Benzer şekilde bir çocuk yeni bir sözcük öğrendiğinde, kortekse az miktarda stres uygulanır ve bunu doğru bir biçimde hatırlayabilmek için tekrarlayıcı uyarım gerekir. Stres olmadığında sistem ilgilenmesi gereken yeni bir şey olduğunu bilemez.
Gerçekten de ılımlı, önceden tahmin edilebilir ve örüntülü olduğunda bir sistemi daha güçlü kılan şey strestir. Bu yüzden şu anda daha güçlü olan kas, geçmişte ılımlı strese maruz kalmış olan kastır.
Ama öykünün tamamı bundan ibaret değil. Spor salonuna ilk kez gittiğinizde 90 kilo göğüs presi yapmaya çalışırsanız ve bu ağırlığı kaldırmayı başarırsanız bu, kasınızı geliştirmez, tam aksine yırtar ve kendinize zarar verirsiniz. Deneyimin örüntüsü ve yoğunluğu önemlidir. Bir sisteme aşırı yük bindiğinde, kapasitesini aşacak şekilde çalıştırıldığında ister spor salonunda sırt kaslarınızı ister beyninizin travmatik stresle karşılaşan stres ağlarını aşırı çalıştırın, sonuç muazzam bir yıpranma, düzensizlik ve fonksiyon kaybı olacaktır.