Ey yüzü gül, gönleği gelgûn u donu kırmızı
Âteşîn kisvet geyüp odlare yandırdın bizi
Fuzulî
Ey yüzü gül, gömleği gül renkli, altlığı al kumaştan olan al sevgili! Üstüne de ateş renkli bir kaftan giyerek bizi ateşlere yandırdın.
Ayrılık acısını çekmeden kavuşmanın/yan yana olmanın kadrini/değerini bilemedim. bu ayrılık acısı bana çok şeyi öğretti/birçok karanlığı aydınlattı. yan yana olmanın kadrini bilememenin verdiği acının/yokluğunun/karanlığın farkına vardım.
Ey sevgili!
Ben senin diyarındayken bana cenneti teklif etme. madem senin diyarındayım; senin diyarın bana cennettir, ne diye bana cennet teklif edip bana azap veriyorsun.
ey fuzuli!
güzeller/sevgili, aşıkları görüp tanımazlıktan gelip onlarla alakadar olmazsa asıl bu kötüdür. onlar seni tanımazlıktan gelmeyip cefa etseler sana bir ihsandır, armağandır...