Yoksulların da paylarını alacakları, kendilerini koruyabilecekleri o büyük güne kavuşmuş, bu sefaletten kurtulmuş olsaydık, kardeşimizin hesabını bu heriflerden sorardık. Ama elimiz kolumuz bağlı.. Ezilenleriz biz, ezilenler... Ne yapabiliriz? Memlekette adalet yok ki...
Sabahleyin kalkmak, tarlaların başına gitmek, bu toprakların çoğunun sahibi bir başkası iken, bu başkası da şehirde yan gelip ömrünün tadını çıkarırken, iki büklüm çalışıp durmak, sonra da öylece bütün bir gün, terini, bu öz malı bile olmayan topraklara kattıktan sonra eve dönünce, en basit, suyuna tirit yemeklerle karnını doyurmak, kendilerinden daha bahtlılara satılmak için ayrılmış, seçili, iyi mahsulün hiçbirine dokunmamak, ertesi günü de bu aynı şeylere başlamak üzere zıbarıp uyumak. İşte buydu nasipleri!