İşler bir kere kötü gitmeye başladığında durduramazsın. Ardı arkası kesilmez. Dibe battıkça batarsın. Bir noktadan sonra her şeyin normale dönmesi için değil de işlerin bundan daha kötüye gitmemesi için dua edersin. İşte ben de tam o noktadayım.
Bak delikanlı, hayat sandığımızdan daha karmaşıktır. Her kaos kendi düzenini yaratır. Ve inan bana son diye bi şey yoktur. Sadece başlangıç vardır. Her son başka bi başlangıcı doğurur. Ben yeni başlangıçlara inanıyorum.
Leylanın gözlerine baktığımda kendi ömrümü görüyorum. Dünüm, bugünüm, yarınım. Hepsi Leylanın gözlerinde. Zaten ömür dediğin, sevdiğinin gözlerine bakarken geçen en kısa zaman dilimidir.
Gerçekten mi? Seni şu halde görmesi mesela hoşuna gider mi? İnsanların yapmak istemediği şeylere mecbur bırakıldığı bi dünya çok mu güzel? Griye boyanmış bir şehri göremeyerek çok mu şey kaybeder? Çirkinliğin, düşmanlığın, kavganın başını alıp gittiği bir zamanı dünya gözüyle görmeli öyle değil mi? Dostun dosta ihanetini görmeye hangi göz katlanır peki?