Feyza

Vatandaş kendisiyle ruhu arasına bir bekçi diker, bir bilinçaltını, bir ahlak görüşünü, güvenliği sağlayacak bir makamı getirip yerleştirir; o ruhsal uçurumdan dolaysız kopup gelen içerikler söz konusu makamın damgasını taşımadı mı, değersiz bulup geri çevirir. Oysa sanatçı o ruh beldesine değil, sınırdaki güvenlik makamına sürekli güvensizlik duyar, burasıyla orası, bilinçliyle bilinçsiz arasında gizlice mekik dokur, her iki bölgede de kendi evindeymiş gibi davranır.
Sayfa 138 - Yapı Kredi Yayınları, 8. Baskı, Mart 2025·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sanat yeni yüzlerle çıkıyor alıcılarının karşısına, yeni diller konuşuyor, yeni sözcükler çıkarıyor alıcıların dilinde, yeni jestlere, tavırlara başvuruyor, habire dünün ve önceki günün dilini konuşmaktan bıkıp usanmış, o da bir yol bulup dans etmek, coşup kendini unutmak istiyor; o da bir yol bulup şapkayı başında yana yatırıp, sağa sola yalpalar vurmaya hevesleniyor. Vatandaşlar ise ateş püskürüyor bu duruma, kendilerini alay konusu yapılmış görüyor, taşıdıkları değerin temelden sarsılmak istendiği kuşkusuna kapılıyor, sağa sola hakaretler yağdırıyor, eğitim ve terbiyelerini bir yorgan gibi başları üzerine çekiyorlar. Kişisel onurlarına yapılacak en ufak saldırı ve aşağılama karşısında soluğu mahkemede alan bu kişiler, şimdi en korkunç aşağılamaları bulup çıkarmada mucitlerden aşağı kalmıyor.
Sayfa 135 - Yapı Kredi Yayınları, 8. Baskı, Mart 2025·Kitabı okudu
Alıntı
Mezhep ve politikayla birbirinden ayrılmış kiliseler, bana özellikle savaş sırasında şovenizmin karikatürleri gibi göründü.
Sayfa 109 - Yapı Kredi Yayınları, 8. Baskı, Mart 2025·Kitabı okudu
Alıntı
Bir tablo üzerinde yargıya varacak ressamlar onu iyi ışık alacağı bir yere koymak, karşısına geçip dikilmek ya da geriye çekilip durmak, ona değişik açılardan bakmakla yetinmez, içlerinden pek çoğu tabloyu evirip çevirir, onu tutup baş aşağı asar; ancak tablo bu sınavdan da yüzünün akıyla çıktı mı, üzerindeki boyalar böyle bir durumda da aralarındaki ilişkiyi koruyarak bir büyüsellikle iç içe geçiyor göründü mü, ancak o zaman güler yüzleri. Ben de gönülden dostu olduğum doğrular karşısında hep böyle davranmışımdır.
Sayfa 101 - Yapı Kredi Yayınları, 8. Baskı, Mart 2025·Kitabı okudu
Alıntı
Üretkenliğindeki aksaklıklardan yakınan Körner'e yazdığı mektubun bu bölümünde şöyle der Schiller: "Bana öyle geliyor ki, yakınmaların, us'unun hayal gücün üzerindeki baskısından kaynaklanıyor. Us'un hayal gücünden akıp gelen düşünceleri adeta daha kapının eşiğinde karşılayıp pek sıkı bir denetimden geçirmesi öyle anlaşılıyor ki iyi değil, tersine ruhun yaratıcılığı açısından zararlı bir şeydir. Ötekilerden soyutlanıp tek başına ele alınan bir düşünce çok önemsiz ve pek acayip görünebilir, ama belki hemen arkadan gelecek düşünce onu önemli kılacak, belki kendisi gibi tek başlarına aynı şekilde tatsız izlenim bırakabilecek başka düşüncelerle belli bir ilişki içinde hayli tutarlı bir bütün oluşturacaktır: Bir düşünceyi ötekilerle ilişki içinde görebilecek kadar sabredemeyen us, bu konuda bir değer yargısı verebilecek durumda değildir. Yaratıcı bir beyinde ise, bana öyle geliyor ki, us hayal gücünün kapıları önündeki nöbetçilerini geriye çeker, düşünceler olduğu gibi karmakarışık doluşur ustan içeri; ancak bundan sonradır ki, us, o büyük düşünce kalabalığını topluca ele alıp gözden geçirir."
Sayfa 100 - Yapı Kredi Yayınları, 8. Baskı, Mart 2025·Kitabı okudu