Geçmişimizde yok denecek kadar az olayın ve buhranın yer alması, zihinlerimizin egzersizden yoksun ve deneyimlerimizin yetersiz oluşu ne tuhaf. Hızla ve var gücümle serpilip büyüdüğümden emin olmak isterdim, kişisel gelişimim bu sıkıcı itidalli olma durumunu bozup karanlık, uzun, boğucu geceler ya da kasvetli mevsimler boyu çabalamayı gerektirse de bu böyle. Hayatlarımızın bu abes, sulu komedi yerine ilahi bir tragedya olmasını yeğlerdim.
Kısa ve öz bir şekilde, insanın yalnızca neyse o olmasının çok daha önemli olduğunu söylerken buluyorum kendimi. Kulağa övgü dolu gelmesini sağlayabilseydim, başkalarını etkilemenin hayalini kurmayın, derdim. Her şeyi kendi içinde düşünün.
Öyle ki para kazanıp kendinize ait bir odaya sahip olmanızı istediğimde, sizlerden, açığa vurabilseniz de vuramasanız da gerçekliğin huzurunda, canınıza can katan bir yaşam sürmenizi istiyorum.