Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fakat şimdi onun yalnız gündüzlere has bir rüyası vardı:
Bu hayalden nasipsiz kafada, kalbini dünyada kimseye vermemek mecburiyetiyle boş hayatının üzerine kardan bir kefen çeken yalnızlık,
yavaş yavaş savaşçı etkisi göstererek onu gittikçe sessizlik ve hüzne sevk etmiş, artık söylenebilecek sözlerin gereksizliğini göre göre hiçbir şey söylememeye alıştırmıştı...
Dinlenmek!
Evet ona ihtiyacı var, yalnız şimdi değil on yaşından beri.
[...]
Fakat ondan önce daha başka bir ihtiyacı var.
Kahreden korkunç bir ihtiyaç:
Ekmek...
Semeni sahla meni,
İlde göğerdim seni
Semeniye saldım balam,
Goymurlar bir barmag dadam
Semeni bezana gelmişem
Uzana uzana gelmişem.
adlı mani okunur.
Bayramlar; bireyleri ve toplulukları yakınlaştırarak bütünleştiren, unutulmaya yüz tutmuş değerleri yeniden gün yüzüne çıkaran ve gelecek kuşaklara aktaran ortak kültür bağlarını oluşturur. Baharın başlangıcı olarak yeniden doğuşu simgeleyen Nevruz, geleceğe dair umut, arzu ve temennileri de içinde barındırmaktadır.
Nevruz ile yeniden doğan ve coşkuyla yenilenen sadece doğa ve tabiat değildir. İnsan da bedenen ve ruhen kendini temizler ve yeniler; böylece duygular ve fikirler de yenilenir.
Bu yüzden Nevruz, doğadaki dirilişle birlikte bir bayram sevincini ve coşkusunu yaşatmanın yanı sıra insana dair umutları ve dilekleri de temsil etmektedir.
Geçmişimizi, kültürümüzü, sevgiyi- saygıyı, paylaşmayı, sahiplenmeyi, kucaklamayı, doğaya –toprağa sahip çıkıp korumayı , hediyeleşmeyi… kısacası özümüzü, bizi biz yapan değerlerimizi önemsemeyi kıymetini bilmeyi ve bizden sonraki nesillere aktarmayı temenni ediyorum...
Türküler özün bulmazdı
Aşıklar yaren olmazdı
Saza hiç söz sorulmazdı
Gözüne inmişti perde
Düşmüştü amansız derde
Başı gökte ayak yerde
“kimi okur kim yazardı”
Bu düzeni kim bozardı
Aşk ile diller çözerdi...
Âşık Veysel