g...

Bilmek...
8/10
·200 syf.·
2022 8. kitabı
"Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi..." Kitap incelemesine geçmeden önce içinde gerçekten iliklerime kadar hissettiğim bir cümleyle başladım " Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum" bu öğrendiği acı aslında acıların en büyüğü seni çok iyi anlıyorum Zezé, aynı yaşantıyı yaşamasakda kaderlerimiz çok benzemesede bende tıpkı sen gibi beş yaşımda tattım bu cümlenin acısını. Yazardan, kitaptan ve içerikten biraz bahsedecek olursak şunları diye bilirim öncelikle; Jose Mauro De Vasconcelos edebiyat dünyasının en farklı hayat hikayesi olan yazarlarından biri. Nedeni ise yazarlık yeteneğini uzun yıllar keşvedememesi. Hayatı boyunca birbirinden alakasız işlere sürüklenmesi. Yazarlığa geçişi de yaşadıkları ile içinde barındırdığı hikayesini yazmaya karar vermesiyle başlar. On iki gün gibi kısa bir sürede kitabını tamamlayan yazar, bu kitabı yirmi yıldan fazla içinde taşıdığını söyler. Aydın Emeç tarafından Türkçeye çevrilen kitap, fakir bir ailenin oğlu olan Zezé' nin yüzmeye yeni başladığı zamanı ve ilerde yüzme şampiyonu olma hayalini kurmasını anlatıyor. Aynı zamanda kitap içinde bulunan şeker portakalı fidanından alıyor ismini. Şeker Portakalı okuyucularına bir çocuğun hayal kurma becerilerini o dünyanın genişliğini ve bu hayallerin yaşantısına verdiği şekilleri tam bir hayat dersi olarak sunuyor. Bunu yaparken de okuyucularına kendi geçmişinden bir şeyler bulma şansı veriyor. Kitabın sonu çok üzücü ama hayat bu ya mutlu hikayeyede çok az rastlıyoruz. Ah Zezé ah maddi imkansızlıklarla büyümenin bir çocukta açtığı derin
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·360 syf.·
2022 2. kitabı
"Düş kırıklıkları sizi yıldırmamalı." Kafka / Şato • Daha önce hiç bu kadar zorlanarak bir kitap okumadım. Konusu itibariyle olsun Kafka ' nın kendine has üslubu olsun hiçbir şekilde akıcı gelmedi. Öyle ki bazı sayfaları dönüp dönüp tekrar okudum tabii bunda benim mental bulanıklığımın da etkisi yok değil. Kitap hem konu hemde dil bakımından çok ağır muhakkak sakin bir zihinle okunmalı. Kitap içeriği hakkında biraz bahsedecek olursak ; İnsan ilişkileri yanı sıra bürokrasinin insan yaşamını nasıl etkilediğini çok iyi yansıtıyor. Toplum yapısının insanlar üzerindeki etkisini gösterdiği , toplumun dışladığı insanlarla yakın ilişkiler kuran ya da toplumun hoş görmediği kendi içlerinde nahoş buldukları insanların ötekileştirilmesinin aslında ne kadar yanlış olduğunu anlatıyor lâkin direk cümlelerle değil de bilinç altına bir aşk hikayesi ile anlatılıyor. Büyük bir eleştiri kitabı. Farkında bile olmadan günlük yaşamımızda boyun eğdiğimiz şeyleri bize göstererek bir bakıma da utandırmıyor değil. Devlet memuru olup, idarecilerin yanlış tutumu haksızlıkları ve ya baskıları karşısında çaresizce bazı şeylere evet dediğimizi de apaçık hissettiriyor. Bize kattığı en büyük anlam ise ulaşmak istediğiniz yere giden yolda asla pes etmemeyi, ve bu yolda ilerlerken olumsuzluklar karşısında kişiliğimizden ödün vermemeyi öğütlüyor... Keyifli okumalar :)
1000Kitap
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
Od
10/10
·405 syf.·
2021 24. kitabı
Bir İskender Pala ile karşınızdayım yine. Od benim için gerçekten "od" oldu asla hayatımdan çıkmayacak satırları ve önemiyle çok değerli bir kitap. Kitaba gelcek olursak : Ahh Bizim Yunus ah... Yunus Emre Tapduk Emin Hacı Bektaş Veli Molla Kasım Ve adını sayamadığım nicesini içinde barındıran içerik bakımından çok zengin bir kitap. Kitap bir kurgu olmadığından dolayı okuru daha ilgiyle içine çekiyor, taktir edersiniz ki yaşanmışlığın önemi her zaman daha üstündür. Bununla beraber bu topraklarda yaşanılan zulümler ve güzellikler de bir bir nakış gibi işleniyor, Bizim Yunus ' un Sitare ' ye olan aşkını söylemiyorum bile ; Yıldız, sitarenin aşkıydı beşeriydi Güneş, Rahman'ın aşkıydı ilahiydi Bizim Yunus onları birbirine kattı Güneşe baktıkça yıldızı yani Sitare' yi yıldıza baktıkça Rahman'ı gördü. Gökte parlayan yer yüzünde Bizim Yunus'un gönlüne ışık tuttu. Ve yine kitapta geçip beni derinden etkileyen evlat baba hasretleri duygu dolu... Kısacası İskender Pala yine yapmış yakışanı keyifli okumalar dilerim :)
1000Kitap
Od: Bir Yunus Romanıİskender Pala · Kapı Yayınları · 201748,9bin okunma
2/10
·104 syf.·
2021 19. kitabı
Kitap, Nazım ve Nesir' den oluşmaktadır. Yer yer şiir, yer yer düz yazı kullanılmıştır. Kitap için büyük bir övgü ile bahsedemeyeceğim , üzülerek söylüyorum ki içerik olarak amacının dışına çıkmıştı... Siyasi çok fazla taraf belli eden bir tutumu savunun geri kalan her şeyi küçümseyip eleştirmek bir yazar bir kitap için ne kadar doğru bilmiyorum, benim nazarımda kitapların görüşü olmaz sağı solu hiç olmaz... Hiçbir şekilde siyasi eleştiri yapılamaz demiyorum ama kitap olunca kaliteyi düşürüyor ne yazık ki. Ben öyle okuduğum kitaplar arasına aldım, okusam da olurmuş okumasam da dediklerimin arasına... Okuyanlara , okumak isteyenlere iyi okumalar dilerim ...
1000Kitap
Çırpınıp İçinde Döndüğüm DünyaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,1bin okunma
10/10
·480 syf.·
2021 15. kitabı
İskender Pala Katre-i Matem [ Mateme çalan güzellik ] Kara Şahin Topaç Yeye Hörikız Şehnaz Aslında olan ama hiç olmayan Nakşıgül Lale ile acı gerçekler mutlu düşlere , paslı demirler parlak gümüşlere , yavuz bakışlar tatlı gülüşlere döner birden : lale ile uğruna can verilecek bir sevgili yaşar içimde. Lale , bağıma taç ve ben ona muhtaç. Kapa gözlerini ve dinle saki , bir İstanbul lalesinin çığlıklarını duyuyor musun?!... İstanbul'a çıkmayan bir lale yolu , laleye çıkmayan bir İstanbul kadar kayıptır , yitiktir . Rüzgarları toplayan hüzünler aşklar yoksa İstanbul bahçelerinde ve bir kabir kaşında ışıklar yas tutar gibi laleler ağlar seher vaktinde . Uyan saki , lale devrindeyiz ... Hikâye çok derinden etkileyici çünkü yaşanmışlık ağır geliyor ... Bir zamanlar atalarımızın bunları yaşadığını hissetmek bile kitabı okurken heyecanın hep üst sınırda olmasını sağlıyor . Aslında iki aşk var . Bunlardan ilki : Kara Şahin'in Nakşıgül'e olan aşkını ikincisi : Topaç Yeye'nin Şehnaz'a olan aşkını anlatıyor . Her iki hikâye de aynı anda ilerliyor ve nefes kesiyor . Bunun yanı sıra tarihi bilgiler eski metinlerde içeriyor . Bir solukta okuyup hiç sıkılmayacağınız şahane bir eser ... Kitap 446 sayfaydı bir bu kadar daha olsa hiç sıkılmadan okurdum . Şiddetle tavsiye ederim . Keyifli okumalar :)
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,5bin okunma