Hayat kendiliğinden düzgün bir akışa yönelmezdi.
Tende beden,
bedende can taşıdıkça ,
bu dünyada yaşadıkça,
hayat yolunun önündeki engelleri aşmaya,
kaldırmaya çalışacaksın...
Ben bu yüzden bir mezar düşlüyorum,
derin ve dar,
orada kerpetenle sıkıştırılmış gibi birbirimize sarılıp öylece kalırız,
yüzümü sana gömerim,
sen de seninkini bana gömersin ve bizi bir daha kimse göremez...
Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim
başım ağır
dizlerim parçalanmış
üstüm başım çamur içinde
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.
Nazım Hikmet Ran