Demiri nasıl tavında dövmek gerekiyorsa, çekiç darbelerini nasıl soğutmadan indirmek gerekiyorsa, her kelimeyi de öyle tam zamanında söylemek gerekiyordu. O anı geçirince söz soğuyor, katılaşıyor, insanın yüreğine taş gibi oturuyor ve bu ağırlığı kaldırıp atmak hiç de kolay olmuyordu.
Bir insanın kaderi, dağdaki patika gibidir: Bazen çıkar, bazen iner, bazen de dibi görünmeyen bir uçurumun başına gelip durur. İnsan tek başına böyle bir yolda ilerleyemez, ama birleşenler, birbirine omuz verenler her engeli aşarlar.
"Her şeyi bildiğim kadar öğretmem mümkün. Bir tek istisnası var bunun; aşk. İşte o söz ile saz ile öğretilemez. O yaşaya yaşaya, canını adaya adaya öğrenmen gereken, tüm varlığını içine atacağın bir ateştir. Belki de dünyaya gelişimizin tek sebebi, tek hikmeti." Safiye Erol