Bugün gerçekten değerli olan tek şey, kendini doruk noktasında tutabilen; ilkelerine sımsıkı bağlı olup taviz vermeyen, duygusallıklara, ihtiyaçlara, boş inançlara ve son neslin içinde yüzdüğü fuhuşa itibar etmeyenlerin tutumlarıdır.
Çağımızın ne durumda olduğunu anlamak için basını izlemek; TV haberlerini dinlemek; karınca yuvaları gibi insanların üst üste yığıldıklarını görmek; yollar ve sanayi kuruluşlarıyla doğanın katledilmesine tanık olmak; pis kokuya ve tırların saldırısına uğramak; ister evde ister dışarıda olsun gürültüye ve tek yönlü haber iletimine maruz kalmak; sadece "terör"ün hüküm sürdüğünü görmek; ferdi ya da toplu cinayetleri duymak; insanın mahremiyetinin iğfal edildiğine, psişik robotlaştırmaların yapıldığına şahit olmak; evet çağımızın ne durumda olduğunu anlamak için bunlar yeterlidir.
Yaşamın verimliliği birileri özgür yaşarken birilerinin esaret yaşamasına bağlıdır.
Gel, git, yat, kalk, konuş, sus; tutku belasının pençesine düşmüş olanların başına gelen budur. Budalalar tıpkı fahişeler gibi para uğruna kendilerini süsledikçe süslerler ve başkalarına kölelik yaparlar.