Gamtem

Dokuzuncu hariciye koğuşuna doğru ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"ama o, burnunu, başkalarının işine sokmak istemezdi; insanların daha iyi ve akıllı olmalarına yardım için de, hiçbir istek duymuyordu. bu işin böyle oluşuna üzülüyordu. eski ochsen meyhanesi’nin garson kızı hakkında hiç iyi bir görüşü yoktu; ama dabağ ustasının ev yaşamı ve aile mutluluğu üzerine verdiği yüksek söylevi de gülmeden düşünemiyordu. o bilirdi, bu iş çoğu zaman böyleydi; birisi mutluluğu ya da erdemiyle övünüyor, böbürleniyorsa, onda bunun ikisi de yok demekti. yamacının dindarlığı da bir zamanlar tıpkı böyle olmuştu. insanların aptallıkları görülebilirdi, onlara gülünür ya da acınırdı; ancak onları gittikleri yolda özgür bırakmak gerekirdi."
Sayfa 37·Kitabı okudu
sustu. ben de söyleyecek bir şey bulamadım. insanların ilişkilerindeki acı nesneyi henüz yaşamamıştım. iki insan arasında, bunlar birbirlerine sıkı sıkıya bağlı da olsalar, her zaman bir uçurumun açık olduğunu ve bu uçuruma ancak sevginin, o da zaman zaman, ancak bir köprü kurabileceğini daha bilmiyordum.
"sızlanıp yakınmayı bırak artık," dedi tanrı uyararak. "sızlanıp yakınacaksın da eline ne geçecek? her şeyin hayırlı bir yol izleyip olması gerektiği gibi olduğunu, hiçbir şeyin başka türlü olamayacağını gerçekten göremiyor musun? yoksa şimdi bir bey ya da zanaatkâr kimliğiyle çoluk çocuğa karışmış olmayı, akşamları evinde oturup haftalık gazeteye göz atmayı mı isterdin? böyle oldu diyelim, yine fazla beklemeden evden kaçıp gitmeyecek, ormanda tilkilerle uyumayacak, kuşlara ökseler hazırlamayacak, kertenkeleleri evcilleştirmeye çalışmayacak mıydın?"
Sayfa 89·Kitabı okudu
knulp, "her insanın kendine özgü bir ruhu var," dedi. "onu başka bir ruhla karıştıramaz, iki insan birbirine yaklaşabilir, birbiriyle konuşabilir, birbirinin hemen burnunun ucunda olabilir ama ruhları bulunduğu yere kök salmış çiçeklere benzer, hiçbiri kalkıp ötekisinin yanına gelemez, bunun için kökünü terk etmesi gerekir, böyle bir şeyi de başaramaz."