Gamtem

gerçeğin küçücük bir parçası için yanılgılardan kurtul. politikacı ve diplomatların cehenneme gitsinler. yazgına sahip çıkıp yaşamını kayanın üzerine kur. komşularına aldırma, kendini dinle. komşun da sana bu yüzden teşekkür edecektir. dünyadaki bütün iş arkadaşlarına artık ölmeye değil, yaşamaya hazır olduğunu söyle. cellatlarının ve asılmışların yanına yaşasın diye bağırarak koşacağına, insan yaşamı ve iyiliğinin korunması adına bir yasa çıkar. bu tür bir yasa evine temel olacak bir granit kütlesidir. çocuğunun sevgisini kösnül kadın ve erkeklerden koru. evde kalmış dedikoducu kızları zincirlere vur ya da iyileşmeevlerine gönder. sömürücülerin sana işi yürütme ve denetleme hakkı verdiklerinde, sömürüyü yoğunlaştırmamaları için, hayır de. çıkar at şapkanı ve smokinini; karına sarılmak için kimseden izin alma. dünyanın öbür ülkelerinde yaşayan benzerlerinle ilişki kur, çünkü aşağı yukarı onlar da senin gibi yaşıyorlar. çocuğunu doğanın ya da tanrı’nın yarattığı öze uygun büyüt. doğayı düzeltmeye çalışmak yerine, kavramayı ve korumayı öğren. boks maçı izlemek yerine, kitapçıya git; eğlence merkezleri yerine uzak diyarlara yolculuk et. bütün bunların ötesinde, doğru düşün, seni içinden usulca uyaran sese kulak kesil. hayatın senin elinde, onu başkasına bırakma hele kendi seçtiğin önderlere hiç güvenme. kendini tanı! bu, sana daha önce de, büyük adamlar tarafından söylenmişti.
Sayfa 74
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
yaşamın sevgi, çalışma ve bilgi üzerine kurulduğuna inanan adamı aramayı öğreneceksin, onu anlamayı ye ona saygı duymayı öğreneceksin. bundan sonra yaşamın için kitaplığın boks maçından daha önemli olduğunu anlamaya başlayacaksın; ormanda düşüne düşüne yürümenin, sokaklarda tören yürüyüşü yapmaktan daha önemli olduğunu, iyileştirmenin öldürmekten, sağlıklı bir özgüvenin ulusal bilinçten daha önemli olduğunu, ve alçakgönüllülüğün, birtakım boş naralardan daha iyi olduğunu anlamaya başlayacaksın.
yaşasın!.. yaşasın! şimdi de sen kulak ver, küçük adam! olabilecek en kötüyü önceden duyuruyorum sana. dünyanın egemeni olmamı istiyorsun fakat yaprak gibi titriyorsun, farkındasın... sana diyorum ki sen asırlar boyu, hayatı korumak yerine kan dökeceksin, özgürlüğünü celladının yardımıyla hazırladığına inanacak, kendini hep kir pas içinde bulacaksın. asırlar boyunca yalancıların ardına takılacaksın. hayat, kendi hayatın çağırdığında seni, süslü sözcüklerine karşı kör ve sağır kesileceksin. sen canlı hayattan korkuyorsun küçük adam, kıyasıya korkuyorsun. o canlı hayatı sen, «sosyalizm»e veya «devlet»e ya «ulusal onur»a ya da «tanrı onuru»na inandığını sanıp öldüreceksin. bir tek şeyi bilmeyecek, öğrenmek istemeyeceksin de: her gün aralıksızca kendi fenalığını kendin üretiyorsun, henüz ayakları üzerinde durmadan önce çocuklarını anlamayıp omurgalarını kırıyorsun. sevgiyi çalıyorsun. para ve erk düşkünüsün. «hükümranlık» adına köpek besliyorsun. sen ve benzerlerin yığın halinde beklerken ölümü, varlığının ilk cılız anlayış ve ışığı bilincinde ateşleninceye kadar yanlış yollarda yürüyecek, hatalar yapacaksın. giderek, usulca ve özenli, arkadaşını denetleyip, sevgilini, işini, bilgiyi aramayı öğreneceksin; bulmayı, kavramayı, hakkını vermeyi, yüceltmeyi. sonra hayatın için kitapçının boks maçından, bir koruda dolaşmanın kibirlilikte, sağaltmanın can almaktan, kendi bilincini öldürmekten, kendi bilincinin ulusal bilinçten, alçakgönüllülüğün vatanseverlik diye haykırmaktan daha öncelikli olduğunu anlayacaksın. kullandığın araçlar aşağılık da olsa, amaçlarını haklı çıkardığına inanıyorsun. ben yine de şunu söylüyorum: amaç; ulaşacağın yollardan biri. yarınki hayatın bugün attığın her adımdır. yüksek amaçlara aşağılık araçlarla varılamaz. toplumun geçirdiği büyük her dönüşümde
Sayfa 78
“dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir.hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek.başka bir insanı bahtiyar edebilmek ,kendini bahtiyar edebilmekte daha güç fakat daha insancadır.bugün böyle düşünenlere saf hatta enayi derler.fakat ne derlerse desinler ,biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız."
Sayfa 17·Kitabı okudu