Insan sadece aşık olduğunda tekrar 'iyi' biri olabileceğine inandiriyordu kendisini. Onun dışında sürekli tehdit altındaymış gibi yaşıyordu hayatı, iyi insanlar var mı ve ben yalnız mıyım soruları arasındaki uçurumda..
Kelimeler hep yarım kalırdı duyguları yansitirken. Yani kelimeler daima eksik ve kusurlu; duygularsa tam ve kusursuzdu. Duygular kelimelerin dışına tasarak var olurlardı. Başka yerlerde, kelimelere gereksinim duyulmayan anlarda...
Sanki hayati diğerleri gibi sıkı sıkı avucunda tutmuyordu da, daha gamsızdi; her şeye daha az aldırış ediyor gibiydi. Hayatı bir deniz kenarına bırakmış gibiydi, kendiliğinden yüzsün diye.