Kitabın sonunda İsmail Guzelsoy'un kalemi bulması ve kitabın kendini yazıyor olmasiyla ilgili paragraf vardı ya kitaptaki tüm hikayeler kadar o da gerçekti değil mi?
Bir sürü kitap arasından bir haftadır sürekli zihnimde dönen sorulara kendince cevaplar veren zihnimden geçen dusunceleri içinde barındıran bir kitaba denk gelmem peki?
Acaba kitaplar okuyuculari cagirir mi? Peki kendi yazarlarini seçerler mi?
Annemizi babamızı bizim secmemiz gibi bir şey mi olur mu?
Aslında bakarsan bu kitabin çok hüzünlü bir kitap olması gerekmiyor mu?
Her sayfada arkada çalan şarkının ıslıkla çalınan pinokyo şarkısı olması peki?
Gözyaşlarınin nasıl güzel şeyler olduğunu hatırlatan şahane kitap.
Çok sevdim. İlkini de çok cok sevmiştim. Birinci ikinci ayrımı biraz saçma aslında sayfanın ortasından bölünmüş gibi başlıyor zaten ikinci kitap. Devam ediyor yine aynı akicilikla.. Aynı hızla yasiyorsun olayları ama bir yandan da yavaş okusam ya bitecek hemen hissi sarıyor devamının gelmesine daha cook var çünkü.
Böyle 3000 5000 sayfa daha yazsa sayin yazar ben yine soluksuz okurum sanırım.
Romanın içine nöronların sıkıştırılması fikrine bayıldım sonucta.
Şimdi bitirdim.
İçimde calan var oluşumun müziğini unutmuşum bir suredir kitap dedi ki 'hatirla'. Hatırladım.
Son cümlesi, uclemedeki herkesi herseyi birbirine bağlayısi. Hatta hepimizi birbirimize bağlayısi.
Suani geçmişi geleceği aynı anda anlatisi.
Sanki 4.boyuttan yazılmış bir kitap.
Şuan acaba devamını yazıyor mudur kitap kendi kendine?
Çok güzeldi.
Hatırlaİsmail Güzelsoy · Doğan Kitap · 2018460 okunma
Henüz bitirdiğim bir İsmail guzelsoy romanı.
Karantina gunlerinde tanıştığım yazarın fenni sihirler üçlemesinin ikinci kitabı.
Hem gecmistesin baya yüzyıl öncesinde Osmanlı'da İstanbul sokaklarında yürüyorsun. Gölge oyunları var, meddahlar, mahyalarla ışıklı yazılar yazıyorsun ramazan günlerinde minareler arasina.
Hem bir black mirror bölümü içine giriyorsun aynı anda geçmişte, İstanbul'da... Ölümsüzlüğü arıyorsun. Bedeninle olmasa bile zihninle yaşamaya devam ediyorsun, en yakın arkadaşın leylifer yanı başında...
Güzel mi. Enfes. Bir film izlersin hiç bir sahnesi kalmaz aklında yine de ismini duyunca 'efsane bir filmdi o ya' dersin ya onun gibi bir şey.
İyi ki okumuşum
Gölgeİsmail Güzelsoy · Doğan Kitap · 2016466 okunma