Yalnızca bir günah vardır tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki tüm günahlar hırsızlığın çeşitlenmesidir..
Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalarsın. Karısını bir kocadan, çocuklarını bir babadan mahrum edersin. Yalan söylediğin zaman, bir insanın bir gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Aldattığın zaman, bir insanın doğruluk, adalet hakkını elinden alırsın.
“Seninle benim gibi kadınlara hayatta yalnızca bir, tek bir marifet gereklidir, o da zaten okulda öğretilmez. O da tahammül. Sabretmek. Katlanmak. Sahip olduğumuz tek şey bu yeteneğimizdir.”
Bana okumayı sevdiren nadir kitaplardan biri ara ara hala açar okurum rastgele bir sayfasından devam ederim. Kitap o kadar akıcı ki gözlerinizin önünden film şeridi gibi geçecek. Masum bir aşk hikayesinin yanında Feride'nin kendi eğitimi için verdiği çabayı daha sonra memleketin durumu için gösterdiği gayret içinizi ısıtacak. O kadar sarıp sarmalıyor ki bu hisleri kelimelere dökmek imkansız.
"Mektep, cami gibi mukaddes bir yerdir. Onu dedikodudan, iftiradan, daha sair lekelerden korumak bizim için en büyük vazifedir."
"Saklamaya çalışma, nafile. Sevda, çocuk gözlerinden uyku gibi akıyor."