Lâ tahzen! (Üzülme!)
Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı?
O halde ne diye üzülürsün ey can?
Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan;
Gece gibi kapkaranlık nefsini yak !..
Bilmez ki aşıklığın şiarıdır beklemek, aşık bu aleme biraz da beklemek için gelir. Aşkın sonu ecel başı ezeldir. Ve beklenen güzelse eğer beklemek de güzeldir.
Gündüzleri güneşi görüp çıkıyordu insanlar meydana geceleri yok oluyorlardı ve ertesi sabah başka insanlarla açıyordu gözlerini dünya. Ne şaşılacak şey ki bu tek gece kaldıkları hanı kendilerinin sanıyorlardı. Bu dünya mı insanlarındı yoksa insanlar mı bu dünyanın?
Tesadüf, gafillerin sırra verdiği isimdir. Sırrı bilmeyen ona tesadüf der ancak. Hakikati bilen hakikati görür. Tesadüf, cahillerin ve gönlü körlerin avuntusu...
İşte o zaman anladım ki musikinin de hüznün de lisanı aynı. İnandığımız iman ettiğimiz başka olsa bile aynı şeye ağlayıp aynı şeyle mesrur oluyorsunuz.