gamze avşaroğlu

gamze avşaroğlu
@gamzevsr
Sürekli zihinsel evinizi inşa edersiniz; düşünceleriniz ve zi­ hinsel betimlemeniz, projenizi temsil eder. Saat saat, dakika da­ kika, geliştirdiğiniz düşünceleriniz, benimsediğiniz fikirleriniz, kabul ettiğiniz inançlarınız, zihninizin gizli stüdyosunda prova ettiğiniz sahneler ile pırıl pırıl bir sağlık, başarı ve mutluluk inşa edebilirsiniz. Yapımıyla sürekli ilgilendiğiniz bu görkemli köşk sizin kişiliğiniz, bu gezegendeki kimliğiniz ve dünyadaki yaşam öykünüzdür.
Reklam
Bütün deneyimleriniz ve hayatınıza giren her şey, zihinsel evinizi inşa ederken kullandığınız zihinsel yapı taşlarının do­ğasına bağlıdır. Eğer projeniz korku, üzüntü, endişe ve yoksun­luğa dair zihinsel kalıplarla doluysa ve eğer umutsuz, kuşkucu ve sinik iseniz, zihninizde kurduğunuz zihinsel malzemelerin niteliği daha fazla sıkıntı, dert, gerilim, endişe ve her türden kı­sıtlamaya yol açacaktır.
Her zaman iyi olmaya çalışan bir insan iyi olmayan çok sayıda insanın arasında bir yıkıntı haline gelecektir. Bu nedenle otorite kurmak isteyen bir prens nasıl iyi olunmayacağını öğrenmeli ve ihtiyaca bağlı olarak bu bilgiyi ya kullanmalı ya da onu kullanmaktan kaçınmalıdır Prens, Niccolo Machiavelli, 1469-1527
Ar­zu virüs gibidir: Eğer birisinin başka insanlar tarafından istendiğini gö­rürsek biz de bu insanı arzu edilir buluruz.
Bazıları her şey hakkında dedikodu yaparken bazıları da her şey hakkında boşuna telaş eder. Her zaman büyük konuşurlar, [ve] her şeyi ciddiye alırlar, bir kavga çıkarıp, olayı esrarlı hale getirirler. Çok az derdin içinize işlemesine izin vermelisiniz, aksi takdirde kendinize nedensiz kaygı yüklemiş olursunuz. Omzunuzun üzerinden geriye fırlatmanız gereken üzüntüleri ciddiye almak karmaşık bir davranış şeklidir. [O sırada] önemli görünen birçok şey aldırılmadığında önemini yitirir; önemsiz olan şeylerse siz onlara dikkat etmeye başladığınızda korkunç görünür. İşler başlangıçta kolayca yerine oturur, ama sonra böyle olmaz. Birçok durumda, tedavinin kendisi hastalığın nedenidir; işleri oluruna bırakmak hayatın kuralları içinde en az tatmin veren değildir.